Bu sabah bu ÅŸarkıyla açtım günü…Çok sevdiÄŸim ÅŸarkılardan olduÄŸu için paylaşıyım dedim….
İşte sözleri:
**Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı**
——————Vega ——————–
yastığına senin sarılıp kokunla uyumuşum
üstüm açık kalmış, üşürken sabah olmuş
“uyan” dedi bir ses, “uyan,o burada”
uyandım, aradım, bulamadım
suçum neydi?
neden böyle oldu?
bu sabah bir umut var içimde;
nasıl olsa geri gelirsin diye
her ÅŸey yerli yerinde yine
bu sabahların bir anlamı olmalı
koltuğuna senin kıvrılıp, hayalinle uyumuşum
camlar açık kalmış, ürperirken sabah olmuş
“uyan” dedi bir ses, “uyan,o burada”
uyandım, aradım, bulamadım
bu sabah bir umut var içimde;
nasıl olsa geri gelirsin diye
her ÅŸey yerli yerinde yine
bu sabahların bir anlamı olmalı
Dinlemek isterseniz buradan buyrun….:)
İlk çıktığında İrem’e ait sandık ama deÄŸilmiÅŸ….Ama ÅŸark ıburada;kim söylediyse de!!!Son olarak bugün ÅŸarkının BBG evinden Özlem’e ait olduÄŸunu öğrendim.Yani ÅŸarkı özlemin. Yukarıda İrem’in yazmış olduÄŸu yorumu bulabilirsiniz!!!
Ayrıca Dream Tv’de canlı yayına çıkan İrem’in buradaki Hayalet Sevgilim’in canlı performansının linki de aÅŸağıda!İlk olarak Kölem Ol:
Özlem-Kölem ol
“Anladım hata yaptım
Sensiz günlerime ağladım
Pişmanım çok pişmanım
Sensiz bir günüm geçer sandım!
Yok yok deme
Beni birkez daha dinle
Affet desen şu gönlüne
Söz geçir yar yüreğine
Kölem ol gel desen
Gelmem mi yar?
Uğrunda öl desen
Ölmem mi yar?
Bir anlasan, bir dinlesen!
Kalbim senin için çarpıyor yar!”
İrem-Hayalet Sevgilim(Dream TV-Canlı Performans)
Ve iÅŸte CNNTürk Frekans röportajı…
İşte röportajda “Hayalet Sevgilim” hakkında dedikleri:
“Yazdığım diÄŸer 13-14 ÅŸarkıdan pek bir farkı yok!!!Ayrı bir özelliÄŸi yok!Ölen ya da intihar eden bir sevgiliye yazılmış diye birÅŸey yok!Yazılan hikayenin ÅŸarkıyla ilgisi yok haliyle!Ama okuduÄŸumda cuk diye oturduÄŸunu hissettim yazılan hikayenin.Yazana da tebrikleri gönderiyorum buradan!Sanırım sözlerinden dolayı böyle yazılmış herhalde!!!”
Adı İrem YaÄŸcı…
Ayrıca 7 yıldır müzikle ilgileniyormuÅŸ.Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyormuÅŸ.Hayalet Sevgilim in kampüste çok amatörce telefonla arkadaÅŸları tarafından bir arkadaÅŸ ortamında kaydedildiÄŸini söylüyor.Önce bluetooth yoluyla yayıldığını sonra da internette yayınladığını tahmin ediyormuÅŸ!
Biraz reklam gibi olucak ama haftaya ctesi(29 Ekim) Bostancı Gösteri Merkezi’nde Duman sahneye çıkacak!(EÄŸer 22 Ekim tarihinden 29 Ekime tarihine ertelenmeseydi gidecektim ama neyse bir daha ki sefere!!!)Canlı performansı oldukça iyidir Duman grubunun!(Hatta çok iyidir;))Son albümleri tüm parçalarıyla çok güzel bence!!!Neyse uzatmayayım sözü gerekli bilgiyi Biletix‘ten alabilirsiniz!!!
Son günlerde yapmam gerekenlerin sayısı oldukça arttı!
Ödevler,Cse Club ve diÄŸer iÅŸler…Antalya gidiÅŸ için rezarvasyon yaptırdım 31 Ekim’e.ÇarÅŸamba günü tamamıyla dolu uçuÅŸlar!Dönüş tam bir muamma c.tesi ve pazar günleri tamamıyla tüm uçuÅŸlar ve otobüsler dolu!!!Yani eÄŸer bayramda niyetiniz varsa bir yerlere gitmeye acele edin derim ben!!!
Yarin i-con da C# Kampüs eğitimi başlıyormuş.Geçen sene çekilişle kazandığım bu eğitimi yarın itibariyle inşallah alacağım.Zaten Aralık ayında İtalyanca kursuna başlayacağım için bu bir aylık sürede olması benim için çok iyi oldu!!!
Bir de Data Structures dersinden bir ödev var ki; ne siz sorun ne ben söyleyeyim!Bir algoritma bulamadım ödevle ilgili!28 Ekim Cuma gününe yapmam gerekiyor ödevi.C ile yapılacak olan ödevin konusu ise şu:1000 basamağa kadar sayıları bölmek.Sayıların girişi input.txt den olucak!Eğer biraz C bilginiz varsa şu garibana yardım edin şu algoritma konusunda!Eğer isterseniz gönderirim ödevin proposalini!
Hayırlısı olsun bakalım!!!
Kararını veremediÄŸim o kadar çok yol ayrımı var ki… Cevap bulamadığım binlerce soru… Bilinmeyene doÄŸru bitmek tükenmez uzun bir yol. Sonunda olan bilinmez de; başında görülenler pek hayra alamet deÄŸildir aslında. Belki hasret ve nefret duygularının aynı çatı altında toplanmaya çalışılmasından tüm hikâyenin giriftliÄŸi…
Hani gün batımında güneÅŸin denize kavuÅŸup da bizi karanlıklara mahkûm edeceÄŸi zaman yaklaÅŸmışken; özlemi duyulan tüm varlıklara kavuÅŸulmasına izin verilse. Hani destanlara konu olan aÅŸkların kahramanları; hani evladını, kardeÅŸini, eÅŸini kaybedenler; hani kendini kaybedenler… Hepsine birden kavuÅŸsak… Acaba hangisine önce sarılırdınız? Kendinize mi? “Can mı Canan mı?â€? sorusu tüm ağırlığıyla çökse sizin üzerinize daha önce hiç olmadığı kadar…
Var olmayanın özlemini çekerken biz âdemoğulları; var olanın da hoyratlığına dem vururuz her fırsatta. Ne olduğu bilinmeyen yol ayrımlarında ilk önce benliğimizi bırakırız, sonra da kimliğimizi. Yanımızdakilerin kim olduğu önemli değildir. Nasılsa onlar da bırakmıştır kimliklerini ve benliklerini bırakmışlardır arkalarında.
Her sonda bilinmeyenin yanında yeni bir kimlik de eklenmektedir yalnızlığınıza, maceranın kahramanı ya da figüranı olduğunuza bakılmaksızın. Her kimlik yeni bir yol demektedir o halde. Peki, gerçekten de öyle midir?
Her yolun sonunda ulaÅŸtıklarımız mı manalı kılar kat ettiÄŸimiz yolları? Yoksa ulaÅŸamadıklarımız mı manalı kılar çıkacağımız yolculukları? Yolların sonunda kazandığımız yeni bir kimlik varken bıraktığımız benliÄŸimizi hiç geri getiremez miyiz peki? Hani razı olsanız geri dönmeye; ilk baÅŸladığınız saflığa ve gerçeÄŸe dönebilir misiniz acaba? Hani ilk yol ayrımına; soruların sorulmaya baÅŸlandığı, kelimelerin gerçek olduÄŸu…
Sebepsiz(ya da sebebinde kaybolduğumuz) ayrılıkların peşindeyiz en başından beri. İnsanoğlu tam manasıyla insanoğlu olduğundan beri, hep ayrılığımıza yanıyoruz da, yangını söndürmek için su arıyoruz belki de. Her sorgulayışım da yolculuğu şu beyit takılır zihnime:
“Derman arardım derdime,
Derdim bana derman imiş.�
“Farklı kilitlerin farklı anahtarları olduğu gibi; bizim dertlerimizin de farklı çözümleri mi var yani?�
Bilinmez.
Neden olmasın? Ya da neden olsun ki…
Cevap aradığımız soruların aslında aradığımız cevapları da sakladığını kaç şanslı görebilir ki? Ya da siz görmüş müydünüz? Önemini kaybeden her varlık gibi belki biz de yitip gideceğiz yaprakları arasında yaşamın. Aradıklarınızın peşinden gitmeden önce bir kere daha düşünün derim ben. Son bir kez!