Archive

Archive for February, 2006

St.Valentine’s Day = Sevgililer Günü = ???

Evet bugün 14 Åžubat… Nam-ı diÄŸer sevgililer günü. Açıkcası manasını kavrayamadığım günlerdendir. Sadece usulüne uygun olsun diye kutlamıştım geçen yıllarda. Alınan hediyeye karşılık vermeme durumunda olmamak ya da sevdiÄŸimi üzmemek için hediye almak zorunda kaldım 14 Åžubata özel olarak. Hediye almaktan hoÅŸlanmama karşın, nedense 14 Åžubat hediyeleri zoraki meydana gelmiÅŸ bir fiilin sonucu olduÄŸundan, ne aldığım hediyeden ne de verdiÄŸim hediyeden hoÅŸnut kalmam 14 Åžubatta.Sanırım 14 Åžubat günü ile ilgili daha sert fikirlerim var ama sevgili blog okurları korkmasınlar ürkmesinler. Gayet insancıl geçiriyorum 14 Åžubat gününü. İnsanın sevgilisi olsa da olmasa da gayet standart bir gün olarak deÄŸerlendirmesi gerektiÄŸini düşündüğümden olacak ki; sevgilim olduÄŸu zamanlardan farksız olacak bu 14 Åžubat da…Â

Beğendiğim bir yazıyı alıntılıyorum ek$i‘den:

“yalan bir gun, hepimiz biliyoruz.. parfumeri ve cicekci esnafi ortaklasa duzenlemisler. bir gun once bos olan cafeler dolu olsun bir gun sonra.. cicekler satilsin iki kati fiyatina.. oh ne ala.
bazilari in diye kabul etmis.. diyorlar ya hani trendy. o iste.
bazilari eksik kalmamak icin istemis.. “ne derim kizlara hediye almadiysam sevgililer gunu‘nde?�
fakat en aciklisi, en korkuncu baska..
sevilmeye ne kadar muhtaciz! ne kadar icimiz gidiyor biri bir gun olsun bizi sevdigini soylesin, ne olur bir gun olsun biri bize ozel bir seyler versin.. parasi degil, anlami bile degil. ne olur biri bir gunluk bizi sevsin.
senede bir gun yanimizda olsun, ellerimizi tutsun, yalniz hissetmeyelim bu hayata karsi, sanki evliymisiz gibi olsun. sanki masallardaymisiz gibi olsun. sanki kulkedisi olalim baloda, ya da prens olalim kizi opup uyandirinca..
sevgililer gunu su ana kadar kapitalist bir para tuzagi gibi gelirdi bana. simdi sevilmeye muhtac oldugumuzu gosteriyor oysa. hangisi daha kotu bilmiyorum.
ama sonrasinda jenerigin gecmesini bekleyerek tukettigimiz hayatimizda*, butun yalnizligimizla, televizyonda gorulen adamlarla kadinlarin hayalini kurup birbirlerine razi olanlar olarak.. kotu durumdayiz.
(asik olup da her gunu sevgililer gunu yapanlar disinda.)�

Neyse madem sevgilisi olanlar hediye alacaklar, ben de sizlere bir klasik 14 Şubat şarkısı hediye ediyorum…Erkin Koray klasiğidir lakin ben size Zuhal Olcay’ın Başucu Şarkıları albümündeki yorumunu sunuyorum. Buradan buyrun ya da şarkının ismine tıklayın…

Zuhal Olcay – Yalnızlar Rıhtımı

bir ben miyim periÅŸan
gecenin karanlığında
yosun tuttu gözlerim
yalnızlar rıhtımında

bütün gece ağladım
dalgalar kucağında
yosun tuttu gözlerim
yalnızlar rıhtımında
bir beni mi unuttular
uçup gitti martılar
geceler ben ve deniz
yalnızlar rıhtımında

bütün gece ağladım
dalgalar kucağında
yosun tuttu gözlerim
yalnızlar rıhtımında

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Hadi canım sende!!! Tags:

Ya hep ya hiç!

BilmediÄŸim,anlamadığım belki de düşünemediÄŸim zayıf anlarımdır duygusallığım. Yeterli olgunluÄŸa ulaÅŸamamış olmanın verdiÄŸi yabancılık mantığıma..ÇoÄŸu oyunda birbirine ters düşen rolleri duyguların ve mantığın….

Sonbaharı yaÅŸayan,nehir kıyısını yurt edinen çınarların suya düşen sararmış yaprakları gibi aldırış etmemek ayazlarına gecenin.Belki de gecenin karanlığında bir köşeye sinmiÅŸ olabilmenin sebepsiz güveniyle.. .Üşüyorum… Ne bahar belirtisi var gözlerimde,ne de kış. Hep aralara takılıp kalmanın verdiÄŸi huzursuzluk,biraz da tereddütlü anlarıma özgü olan titreklik var gözlerimde…

Yarınlardan uzak kalmanın çekiciliÄŸine kapılmış adeta mantığım. HerÅŸeyin olduÄŸu gibi ortada veya yarıda kalma riskine aldırış etmeden! Büyüleyici “çözümâ€?lere kolayca kanan mantığım belki de en büyük kozunu paylaşıyor duygularla…

Bütünü kaybetmeden duyguları sorgulamalıyım mantığı kaybetmeden hayallere dalmalıyım belki de… Yarım kalan,söylenmemiÅŸ;daha doÄŸrusu söylenememiÅŸ tüm sözcükleri bir anda,hiç duraksamadan haykırmalıyım!YaÅŸadığım,mahkum olduÄŸum hanın duvarlarında yankılanmalı sesim.Yeterince uzak kalmalıyım korkularımdan.Her defasında olduÄŸundan farklı olarak;bu kez yaralananan olmamalıyım.En azından hayallerimde!…

Ciddi amaçlar peÅŸinde koÅŸmak… Ya da öylesine ciddi olmak… Hiçbir belirti göstermeden yaÅŸama dair ! Açılmayan ya da yüzüme kapatılan kapıları uslanmazcasına denemek teker teker.. Hatta bitmek bilmez bir “aÅŸkâ€?la mektuplar yazmak yaÅŸama;â€?Her anını seviyorum senin…â€? diye itiraflarda bulunmak… Kimsenin haberdar olmadığı küçük sandığımdan sakladığım ne varsa çıkarıp yatağın üstüne sermek… Aslında planlanmamış bir hüzünlenme terapisi hepsi!

En son…Mutluluk yeminleri ediyorum sonsuzluÄŸa… Kendimi kandırma pahasına da (bütünü parçalama mantıktan kaçmak da ) olsa,hiç bozmayacağıma eminim bu defa…Son notalarını bir yerlerde duymuÅŸ ya da son kez çalınmış da olsa benim için;bir kez daha dinleyebilme olasılığını seviyorum ölümüne.. Keyifsiz cümlelerimi, cama çarpan yaÄŸmur damlalarının ritmiyle bir bir ateÅŸe atıyorum sanki keyiflenecekmişçesine… GeçmiÅŸten gelen bir alışkanlık bu belki de:
“Ya hep,ya hiç!…â€?.

Not: Bugünlerde fazla yazı yazıyorum, sanırım biraz kendimi kontrol etmem lazım… Yoksa iyice dalacağım derinlere…

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Zor bir sabah…

Zor bir sabah… Tüm haykırışlarıyla ÅŸehir isyan ediyor.Direnmeye çalışıyor; iÅŸgal edilen bir ülkenin maÄŸrur komutanı gibi.Merak edilen de nasıl kaybedildiÄŸi geçen yılların…Kazanmayı hedeflemiÅŸken nasıl kaybedildiÄŸi?
Ben başıboş bir şekilde dolanırken boş sokaklarında şehrin birkaç mısra beliriyor zihnimde Necip Fazıl’dan:

« Ne hasta bekler sabahı,
   Ne taze ölüyü mezar,
   Ne de şeytan bir günahı;
   Seni beklediğim kadar!   »

Beklenilenlerle kazanılanların hiçbir ÅŸekilde örtüşmediÄŸi o izbe yerde sürdürmek, ne kadar zorsa hayatını… Ya da ıssız han duvarlarında birkaç harfle ifade edilmiÅŸse aÅŸkınız… Ne beklersiniz ki hayattan!
Korkularım, özlemlerim senin için demedikten sonra… Karşılığını almadan, zincirlerini kırıp; en ağır azapları çekmiyorsa yaÅŸam… Belki de unutulmak için son çabaları umutsuzlukların!
Çelikten suretlerin ardında, bir çocuÄŸun masumiyetiyle merhamet ya da muhabbet aramak kendini bilmezcesine… Her defasında aynı tuzaklarına düşüp, ondan uzak kalmaya mahkum olduÄŸumuz ÅŸehrin masumiyeti ne kadar inandırıcıdır ki?
Toprağın cömertliğinden, gökyüzünün rahmetinden mahrum kalmış beton yığınlarının arasındakilerin vasfı ve hükmü nedir acaba? Kendi dünyalarının bencil hükümdarlarının başkaların dünyasındaki rolü nedir?
Mükemmeli aramak için yola çıkmış birileri; eğer gün gelip çalarlarsa kapınızı, diyecek birkaç kelamınız var mı? Yoksa korkularınız karşınıza çıkmasın diye sandıklara doldurup kilitlerle hapsettiniz mi geçmişe? Bırakıp tüm hastalıklarını şehrin, kendi dünyanızdaki sağlığa ve mutluluğa mı koşuyorsunuz?
Islanan toprağın kendine mahsus o sarhoÅŸ edici kokusunu, fersah fersah uzaklarda aramak zorunda kalıyorsanız…
Sevdiklerinizi yoÄŸun olduÄŸunuz için sadece belli zamanlarda hatırlıyorsanız…
Belki sadece kendinizi düşünüyorsanız…
Mutluluğa seslenin çaresizlikle:

 « Geçti istemem gelmeni,
    Yokluğunda buldum seni,
    Bırak vehmimde gölgeni,
     Gelme artık neye yarar! »

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Elveda Antalya

Evet bu akÅŸam 22:25 itibariyle Antalya’dan ayrılıyorum. 6 gün de olsa Antalya’da olmak, 6 gün de olsa Antalya’nın yarı güzel yarı yaÄŸmurlu havasını hissetmek güzeldi… Yaza kadar bir kez daha gelebilir miyim bilmem ama ne kadar süre geçerse geçsin Antalya’yı özleyeceÄŸim kesin…

 Şu 6 gün içinde yeterince gezdim, dolaÅŸtım ve bir nebze olsun rahatladım… Memleket dedikleri bunları saÄŸlayana verilen ad olsa gerek.

 Şu kelimeler bugünün manası için yeterli sanırım:

Elveda Antalya… Görüşmek üzere…

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

20000…

Evet bugün itibariyle; blogun hiti 20000′lere ulasti…Åžahsen bu kadar yüksek bir rakama ulaÅŸacağımı beklemezdim ama sanırım popüler ve güncel konuları iÅŸlemem sebebiyle(irem,çilekeÅŸ,duman,kar tatili,programcılık..vs.vs.vs…) bu kadar ziyaretçi oldu.

Tabii siteye gelenlerin çoğunluğu; Google ve Msn Search üzerinden geldiler.Bu sebeple arama motorlarının casuslarına da teşekkür etmek gerekir zannımca. :p

Uzun lafın kısası hayırlı olsun…

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Gün izlenimleri Tags: