Hatıra gelenler
Yıllardır kelimeler beni anlatır, ben kelimeleri. Dert zamanında düşünceler akın ettiÄŸinde ÅŸu zihnime, kelimeler balıkçı barınağım olur fırtınalı denizlerde. Kimdir, nedir sorularının arasında göz kırpan deniz feneridir belki de… Çözüme deÄŸil de sorundan uzaÄŸa çeker beni. Aslolan kalbin ferahlığı olunca, yola koyulurum kelimelerin yolunda.
Hatıraların hatıra ne zaman, nasıl geleceÄŸi belli olmaz sanırım… Hatıralardan kaçışın çok mümkün olmamasının sebebi de budur zannımca. Hayatın dolambaçlı yollarının çıkışını bulmaya çalışırken bendeniz, ağır ağır kendimi eritiyorum sokaklarında kimsesiz iklimlerin. Sebebini bilmediÄŸim ve belki de hiç öğrenemeyeceÄŸim olayların sonucunda ortaya çıkan; manasız gelen, aslında manasını yitirmiÅŸ görünen sorular, günün birinde zihnin “cevapsızlarâ€? köşesindeki yerinden; “cevaplananlarâ€? kısmına göç edecektir elbette.
Kimi geceler kâbusun bir parçası olur hatıralar… Kimi zaman da özlemin bir parçası. EÄŸer biraz daha yüksekten, daha geniÅŸ bir bakış açısından bakılırsa; görülecektir ki hatıralar aslen kendisidir hayatın. Duyguların hafızada yer bulabilmesi hatıralar baÄŸlıdır. İnsanın insan yapan da zaten geçmiÅŸteki duygulardan yani hatıralardan benzeri hatırlayıp; doÄŸru olanı seçmeyi denemesidir.
En keskin hatıralar kötü olanlardır. Hayatın silkeli tokatlarından birini yemişseniz eğer fiziki yara kapansa bile hatıralar arasındaki yeri silinmez; hatta gün geçtikçe daha da bilenir, keskinleşir.
Heybedeki en güzel anılar kimi zaman diğer hatıralardan daha kısa ömürlüdür, kimi zaman da derinlerine gömülür zihnin. Gelenin gidenin olmadığı göç yollarına kervansaray kurmak gibidir hafızada yer vermek güzel hatıralara.
En başta dediğim gibi kelimeler beni anlatır, ben kelimeleri. Anlatırız da birbirimizi dertlere çare bulamayız. Derman olamayız birbirimize. Hayata bakmak bir beyaz kâğıda bakmak gibidir, her şey olabilir. Her şey anlatılabilir bir beyaz kâğıtla, kendimizden gizlediklerimiz dışında.
…
Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kâğıt boşluk
Her şeyi anlattım
Olan olmayan acıtan sancıtan*
…
*Yılmaz Erdoğan-Yeni bir sayfada sana bakmak