Gazel – Fuzuli
BaÅŸlangıçta not olarak düşmek gerekir ki, bu divan edebiyatı sevgisi baÅŸtan beri vardı bende. Bu gazeli de önce okumuÅŸtum. Lakin eski bir yazıda karşılaÅŸtım az önce. Sonrasında uÄŸraÅŸtım ve tercümesi ile yazdım. Yani öyle İskender Pala’ya özenme durumları yok..(Var mı ki acaba=))Buyrun okuyun… HoÅŸtur. Bir arada bulunmak istediklerinden ayrı kaldıkça, kalabalıklar içinde bile, kendilerini yalnız hissedenlerin duygularını anlatır.
Gazel
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yoh reh-i aşkında fenâdan gayrıNey-i bezm-i gamem ey âh ne bulsan yele ver
Oda yanmış kuru cismimde hevâdan gayrıYetti bîkesliğim ol gaayete kim çevremde
Kimse yoh çevrile girdâb-ı belâdan gayrıNe yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bâd-i sebâdan gayrıBozma ey mevc gözüm yaşı hababın ki bu seyl
Komadı hiç imaret bu binadan gayrıBezm-i aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyen
Ne temettu bulunur bende sadâdan gayrı
Günümüz Türkçe’sine çevriliÅŸi:
Senin sokağının başında beladan başka
elde ettiÄŸim (bir ÅŸey) yok
aşkının yolunda yok olmaktan (ölmekten)
başka da bir amacım yok.
Ey ah! Gam (hüzün) meclisinin ney’iyim,
ateşe yanmış kuru vücudumda arzudan başka
ne bulursan yele ver (savur) dağıt.
Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, çevremde
Bela girdabından başka dönen kimse yok.
Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar,
Ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar.
Ey dalga, göz yaşlarımın kabarcığını bozma, ki bu hayat sel(i),
Bana bu kabarcıktan başka, binaya benzer birşey bırakmadı.
Fuzûlî! Aşk meclisinde nasıl ah etmeyeyim ki
Bende sadadan başka, ne kazanç bulunabilir.