Archive

Archive for April 7th, 2006

Neden hep hüzün?

Yine, yeni, yeniden. Uzun bir aradan sonra, hayali bir yazı. Kendimi bulmaya çalışırken ben, çıkan cılız bir ses belki kimbilir. Kelamın değeri düşmeden, bitireyim not kısmını. Vesselam.

Biten her günün ardından çekilirim kuytu köşeme..Güneşin kızıllığının hakim olduğu ufkun azap saatlerinde ..Saya saya tükettiğim günlerin hatrına..Gün ışığının gün boyunca etrafında döndüğü küçük odamın tozlu raflarında,gizli bir köşede hatırlanmamak için saklanan eski bir nüshası hatıralarımın . Herşeyi tazelemek için okumam gerekmiyor onları..Oysa ki ne kadar da hırslıydım o günlerde..Geçmişi okumak geleceği anlamak gibi gelirdi bana..

Adına yeminler ettiÄŸim,sonra ettiÄŸim her yemin için suçluluk duyduÄŸum;yaÅŸanacağına emin olduÄŸum günler.. Belki de kapıda sırasını bekleyen fırtınaların yarattığı kaos ortamında kaybetmiÅŸtim onları.Galibi olmayan bir savaşı inadına,kaybettiklerimize aldırmadan sadece zevk için sürdürebilmene ne kadar ÅŸaşırmıştım oysa ki…

YavaÅŸ yavaÅŸ kalkıyorum yerimden..Tüm hücrelerim adeta isyan ediyor bana.. MaÄŸlubiyetin yarattığı mahkumiyet günlerinden kalan bir alışkanlık olsa gerek! Kendimden en az senin kadar nefret ettiÄŸim günlerden…

İlk kez sormuÅŸtun bana: â€?Neden hep hüzün ?..â€? BilmezliÄŸin yarattığı(ya da benim öyle sandığım..)mutlu günlerimde hiç tanımadığım,garip bir iklimin hüküm sürdüğü yabancı topraklarda ; belki de mutlu olmayı ilk kez öğrenmiÅŸtim . Ama emin ol ki unutmam hiç zor olmadı… Nedendir bilmem,hiç de isyankar olamadım hazan günlerine.. İsyankar yüreÄŸimin isyan bayrağı çektiÄŸi tek ÅŸey vardı:Ben! Nedenini,nasılını kaybettiÄŸim günlerde kendimi de kaybetmiÅŸ olacağım ki :Ben!

Uzun bir aradan sonra elime aldığımda kalemi;titrek titrek alıyordum soluğu.. Sanki tüm nefretim,hayattan gibiymişçesine.. Zor olan her şeyin üzerine gitmeyi öğrenmişken çok gülünç geliyor insana o günler..

Işığı açma vakti gelmiÅŸti yine.. Aradan geçen sayılı günlerde yaptığım gibi zorlukla gidiyor elim düğmeye ..Karanlığın gizlediÄŸi herÅŸeyin,su yüzüne çıkması..Rüzgarın perdeyi arsızca savurması;feleÄŸin bana nispet olsun diye yaptığı birÅŸeymiÅŸ gibi gelirdi.Senin rüzgarlı havalarda ÅŸalını rüzgara dost etmeni ne kadar hatırlatsa da;hiçbir zaman azap vermiyordu bana seni hatırlamak…Kendimden korka korka ilerliyorum hatıralarımıza.Ya da sadece benim hatıralarıma…Tahmin ediyorum da;nasıl çekildiysen hayatımdan,sahile vuran dalgalar gibi iz bırakmadan,öyle çekilmiÅŸsindir hatıralarımdan..

Hatıralarımın en sonuna beyaz bir sayfa eklemiÅŸtik..Yıllar sonra yeniden aldığımızda elimize birÅŸeyler yazabilmek için..(Tabii yazacak birÅŸey kaldıysa..)Nasıl olduysa kolay olmuÅŸtu kalan günleri saymak:Üç…İki…Bir.Hiç olmadığın kadar ciddiydin belki..Ya da gerçek olduÄŸuna inandıracak kadar iyi oynuyordun rolünü..Sonu gelmiÅŸ bir dramanın son sahnesinde ,en son sen gevÅŸettin perdenin yaylarını..Sanki perdenin bir daha açılmayacağını bile bile..Ayrılık vakti geldiÄŸinde,belki de ilk kez yalan attın bana..â€?Seni unutmayacağım!…â€? diyerek..Seni bilmem ama emin ol ben çoktan unuttum bile….
Â
Â

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags: