Babil’in Kervan Taciri

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 11 years 9 months 11 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Yaklaşık bir ay önce aldığım kitaplardan biri olan Babil’in Kervan Taciri, okunmamış kalmasın diye elime aldığım kitaplardan biri oldu dün gece! Açıkcası beklediğim kadar sıkıcı bir kitap çıkmadı. Ama beni büyüleyip götüremedi de başka diyarlara.Yani ortalama bir kitapdı benim için. Bir akşama sığan okuma süresince kendimi okulda hissetmeme sebep olan bir üslubu var kitabın. Yani didaktik bir yapısı var.

Yazar, verimlilik ve finansal başarı konulu, her bir konuyla ilgili eski Babil öykülerini kullanmış. Öykülerdeki mesajlar net ancak bazı mesajlar tekrarlanmış; bu da şahsen beni okurken sıktı. (Eğer benim gibi bir gecede okumazsanız sıkmayabilir!) Genel olarak kitap akıcı göründü gözüme. Eğer kişisel gelişim kitaplarının rutinliğinden sıkılmışsanız yeni bir alternatif gibi gözüküyor.

Kişisel gelişim kitaplarından pek haz etmiyorum. Sebebi de tümevarım yapmaları ve aslında pek de işe yaramamaları! Genellemelerle dolu oluyor çoğunluğu. Ve sanki birgünde hayatınız değişecek gibi bir tarzları var. Ben kişiliğin böyle kitaplarla değil okunan romanlar, denemeler, makaleler.. gibi daha özel olan; vermek istediğini tek kalıp değil de okuyanın sınırlarına göre veren eserlerle gelişeceğini düşünüyorum. İnsanlar 21. yy da herşeyin hazırını almaya alışmışken sanırım fikirlerin de hazırını almak kolaya geliyor. Ama bana mantıklı gelmiyor böylesi!

Eğer okumak isterseniz kitabı bilgileri:

Babil’in Kervan Taciri, George S. Clason; GOA; 2005

Resim-Kaynak: dharma.com.tr

Share

Osman BICAKCI

I am a technology lover who lives in Istanbul. I would like to converge many of things in my life, there is one rule instead; simplicity is required.

As a technology lover, there are a million things I want to experience, to do, to be better at. I believe that “A life without a cause is a life without an effect” so I’m willing to build my life onto a good and valid cause for reaching and creating a good effect.

8 thoughts to “Babil’in Kervan Taciri”

  1. Doğru söylüyosun bende pek işe yarar bulmuyorum kişisel gelişim kitaplarını insanlara fabrikadan çıkmış muamelesi yapılıyo biraz. konumuzla alakasız ama çok üzgünüm dün 3. kez telefonumu kaybettim çünkü. bilgisayarla iletişim kurabildiklerim hariç herkesle kopmuş durumdayım. valla önce bilgisayarım şimdi telefonum ne oluyo yaa biri bi açıklama yapsın lütfen:)

  2. Valla geçmiş olsun.. 3.kez olması ne kadar ilginç olsa da insanın tüm iletişimini kaybetmesi çok kötü cidden. Hani telefonun kaybolmasından öte numaraların kaybolması daha kötü. Nasıl oldu diye sorsam saçma olur mu bilmiyorum..
    Batıl inançlara göre kurşun döktürme mevsimin(!) gelmiş senin 😉 Neyse geçmiş olsun tekrardan!

  3. Evet ya ben şimdi okadar numarayı nasıl toplıcam bilemiyorum kötü oldu.. nasıl oldğunu bende anlamadım en son otobüste telefonun saatine bakmıştım, farkettiğimde de beşiktaş iskelesindeydim tam vapura bineceğim sıra farkettim zaten. neyse cana gelen mala gelsin ne diyim olan oldu artık ama dedim ya 3. kez kaybediyorum. bundan öncekinde de kapkaça maruz kalmıştım tabi o da ayrı bi hikaye:) saol eksik olma.

  4. Evet cana geleceğine mala gelsin haklısın… Tabii ters bakış acısıyla mal canın yongasıdır : )
    Numaraları toplarsın artık yeniden sağdan soldan, dert etme… 3.sü son olsun bir daha gelmesin başına diyelim…
    Kapkaç olayı zor bir durum tabii… Özellikle bayanlar için büyük tehdit büyükşehirlerde.. Sosyal dengesizliğin oluşturduğu büyük yaralardan biri. Umarım gün ve gün azalır böyle olaylar

  5. İnşallah azalır ama gitgide daha kötü oluyo sanki. sosyal dengesizlik ne kadar etkili bilemiyorum ama bu işi meslek edinmiş onlar artık, olay mecburiyeti aşmış yani. sanırım mesele artık insanların ahlaki değerleri erimeye yüz tuttu. herkes birbirine yüz çevirmiş durumda yardımlaşmak, merhamet duygusu çokmu eskilerde kaldı acaba.. tabi bütün insanları aynı kefeye koymak haksızlık olur. ama şurası bi gerçek ki hayatlarımızı mükemmelleştirmeye çalışırken içlerini boşaltıyoruz, çerçevesi som altından boş bi tablo gibi..!

  6. Yaptığın benzetme çok güzel… Evet hatta kimi zaman çercevenin içinin boş olduğu göremiyoruz, altının göz kamaştırıcı ışığından dolayı… Ahlaki erozyon diye daha önce de bahsetmiştik sanırım. Bence herşeyin başlangıcı eğitimsizlik.. Eğitimsiz anne-baba kızlarını da eğitemiyor, sosyal çevrenin bozukluğu da etkisiz kalan anne-baba karşısında önem kazanıyor ve toplum hayatı için tehlikeli bireyler meydana çıkıyor.

    İnsanların merhamet duygusunun varlığından pek umutsuz değilim ama insanların güvenlerinin azaldığını düşünüyorum. Yani insanlar karşısındakinin rol yaptığını ya da acındırmak için öyle davranıp davranmadığından emin olamıyorlar. Ki bunun sebebi de geçmişten gelen tecrübeler…

  7. Evet eğitim çok önemli. çocukken bu ahlaki temel inşa edilmediği için büyüyüp sosyal hayata karışan birey de tüm kötülükleri-bu sırf kapkaç diil insanların birbirine karşı olan tüm aldatmacalarını kapsıyor- büyük bir iç rahatlığıyla vicdanı sızlamadan yapıyor. bilmem daha önce bahsetmişmiydik hatırlayamadım ama konu böyle derin olunca insan bişeyler söylemeden edemiyo..

  8. Ben öyle hatırlıyorum ama emin değilim hafızam yanıltıyor olabilir… Vicdan olmadığı için sızlamıyor bence. Onlara normal geliyor böyle olaylar. Çünkü iyi-kötü ayrımı yerleşmemiş zihinlerde.. Her insandan olan sınırlar çizilmemiş onların zihinlerinde… Zor bir durum hem toplum hem onlar açısından.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*