Bulamadık…

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 11 years 9 months 22 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Karanlığın geceyi sardığı gibi sarılmak umutlara. Sıkı sıkı sarmalamak onu. Kendini korumaya çalışmak kötülüklerden. Yitip gidenlerin arkasından söylenen ayrılık türküleri gibi, yarayı sarmaya çalışırken aslında tuz bastığının farkında olmamak.

Kimileri için ne kadar yalınsa hayat; kimileri için de o kadar karmaşık. Bir yanda azlık varken, bir yanda çokluk.. Bir yanda cefa varken, bir yanda sefa. Ama en önemlisi bir yanda gerçek varken bir yanda yalan!

Sahteliklerin sarıp sarmalıdığı şu izbe yerde, kimlerin ne umutları vardır acaba? Hangilerimiz sıkı sıkı sarılmıştır umutlara, boşluğa düşen ayaklarımıza rağmen “elveda” dememek için yaşanılası günlere… Ya da kim sarılmamıştır ki.

Saadeti bulamayıp da; birgün mutlak saadete ulaşacağını düşlemek, hakim kılar belki de bizi hayatımızdaki karanlıkların üstünde. Gün gelip de kim olduğumuz, ne olduğumuzdan önemli olduğunda; hani yaprakların sonbaharda toprağa kavuştuğu gibi gerçeklere kavuştuğumuzda; kimbilir belki o günde döneceğiz hayatın güzel iklimlerine…

Önce saadeti aradık sonra umudu… Aslında istediğimiz mutluluktu hayattan bulamadık… En sonda başımız önde dönerken geldiğimiz yere; yerde hüzünlere rastladık. Biriktirmeye başladık onları. Fakat olmadı… Avunamadık… “Yoksa biz bu dünyadan değil miydik?”*

Handan hamamdan geçtik,

Gün ışıgındaki hissemize razıydık;

Saadetinden geçtik,

Ümidine razıydık;

Hiçbirini bulamadık…

Kendimize hüzünler icadettik,

Avunamadık;

Yoksa biz…

Biz bu dünyadan değil miydik?*

*Orhan Veli,Giderayak

Share

Osman BICAKCI

I am a technology lover who lives in Istanbul. I would like to converge many of things in my life, there is one rule instead; simplicity is required.

As a technology lover, there are a million things I want to experience, to do, to be better at. I believe that “A life without a cause is a life without an effect” so I’m willing to build my life onto a good and valid cause for reaching and creating a good effect.

8 thoughts to “Bulamadık…”

  1. Yaşadığımız dünyanın bize yaşattığı bütün hayal kırıklıklarına, hazırladığı bütün kötü süprizlere ne biliyim her şeye ama şer şeye rağmen yeniden ayağa kalkıp bi yerlerden tutunmaya, bizi hayata bağlıcak yeni bi yön belirlemeye hazırızdır; çünkü umutsuz yaşayamaz insanoğlu umut hep vardır bizim için.
    Gerçeğe kavuşmak deyince benim aklıma tek bir gerçek geliyo ama o da bu dünyada kavuşulcak bişey diil. bi de bana göre bu hayatın en büyük gerçeklerinden birisi herzaman her şeyin güllük gülistanlık olamayacağı gerçeği. gece gündüz misali bi sıkıntıya bi çıkmaza düşersin ama mutlaka bi çıkış bulursun sonradan, bu rahatlık da fazla uzun sürmez yeni bi sınav seni bekliyodur seni ancak şafak vakti ona da gelicektir böyle döner devran…
    Buarada “kim olduğumuz ne olduğumuzdan önemli olduğunda…” demişsin onu tam olarak anlamlamdıramadım zihnimde merak ettiğim için soruyorum.

  2. Öncelikle vakit ayırıp değerlendirdiğin için teşekkür ederim!
    Hayatın sürprizleri daima vardır ve var olacaktır elbet. Umudunu yitiren zaten hayattan beklentisini ve dolayısıyla hayatını yitirmiş demektir. Yani umut kimi zaman dibe vursa da hayat bağlarından en güçlüsü belki de!
    Hayatın gerçekleri olarak anlatmak istediğim de zaten, “….yaprağın toprağa kavuştuğu gibi gerçeklere kavuştuğumuzda”(burada gerçekler demek isterken ölüm gerçeğinden bahsetmek istedim. Yaprak betimlemesini de bu sebeple kullandım!) olduğu gibi hayatın faniliği!

    Biz insanoğulları dünyada makam,mevki uğruna koşturur dururuz. Sonra sıfatlar gelir ismimizin önüne… Bilmem nerenin bilmem nesi diye… İşte o geçici durakta bizim “ne” olduğumuzla ilgilenilir… Ama gün gelipte mutlak gerçekle karşılaşıldığı zaman, artık “ne” olduğumuz değil, “kim” olduğumuz ve neler yapabildiğimiz önem kazanır.

    “kim olduğumuz ne olduğumuzdan önemli olduğunda..” derken demek istediklerim de bunlardı!

    Sence yazı çok mu karmaşık, yani anlatmak istediklerimi bir sis perdesinin ardına mı gizleme çabası var bende ? Bunu sorma sebebim senin bakış açınla görebilmek yazdıklarımı… Tekrar teşekkür ederim. Ayrıca sınavının fena geçmediğine de sevindim!

  3. Ne demek önemki diil. Aslında sen daha iyi bilirsin ama bu senin yazış tarzın sanırım, özellikle yaptığın bişey değil. çoğu kez buğulu cümleler kullanman okuyan kişinin konuyu bir bütün olarak algılamasını güçleştiriyor olabilir bu açıdan belki. Yazılarındaki anlam derinliğini kaybetmeden daha açık ifade edebilirsin duygu ve düşüncelerini tabi kendine saklamak istediklerine kimsenin sözü olamaz özgür bi dünya sonuçta yazı yazmak. belki de kendine biraz dışardan bakmak istedin yardımcı olmuşumdur umarım:)

  4. Zaten baştan beridir hep yardımcı oluyorsun teşekkür ederim. Umarım devam eder yardımların 😉
    Kendime sakladıklarım demek yanlış olur sanırım… Sanki zihnimin bir yerinde olanlar açığa çıkmak istemiyor. Belki de ben bir kalıp biçiyorum kabataslak, herkes üstüne uyan elbiseyi giysin diye. Bilemiyorum.. İnsanın kendisi ya da yazdıkları hakkında yorum yapması o kadar zor ki, o yüzden ayna gibi doğruyu gösterenlere ihtiyaç var… Kimi zaman kendime bile güvenemezken ben, en çok ihtiyacım olan bu herhalde! Tekrar teşekkür ederim sana yorumların için.

    Anlam derinliğini korumaya çalıştıkça, üslup kayboluyor gözümde. Kimbilir belki de orta bir yol bulmaya çalışmalıyım. Ama o zaman da gücü kaybolacak zaten cılız olan kelamların. Ama pek de önemi yok belki de! Dertleşmek değil mi bu kelimelerle… Profosyonel bir yazar değilim nasılsa… Eline kalem alan bir derbederim en fazla. Sence ne yapmalıyım?

  5. Ya bence de önemli diil çok fazla hangi kelime nerde nasıl ya da ne şekilde önemli olan dediğin gibi dertleşmek paylaşmak.. anlıyorum kendin hakkında bişey söylemek zordur elbette ama benim hep üstünde durduğum yazılarda dikkatini çektiyse samimiyet. senin de samimi olarak yazdığını düşünüyorum zaten biraz doğal akışına bırak basit cümleler kullan mesela. bence hiç de derbeder falan diilsin ilerde belki çok çok farklı bi boyut kazanır yazı faaliyetin. bu yazdıklarını kitap haline getirirsin belki.. hayatta ne olacağı hiç belli olmuyo ben bunu her geçen gün daha iyi anlıyorum. öyle işte benim için de enteresan bi durum oldu senin yazılarına rastlamak değişik bi sohbet.. internette pek mümkün görmediğim şeylerdi ama demek ki olabiliyomuş.

  6. Ne olursa olsun umarım senin düşündüğün gibi olur yazılarım… Samimi ve içten.. Ama sanırım hep amatör olarak kalmak isterim. Bir konu için, bir amaç için değil de hep kendim ve sevdiklerim için yazarım. Basit cümleler kullanmak kulağa çekici geliyor da nasıl kullanıldığını bir öğrenebilsem.. : )

    Şimdiye kadar neredeyse, kimseye bu kadar iyi anlatamamıştım derdimi ve kimseyle de bu kadar ortak konularada sohbet etmemiştim! Ben de pek inanmazdım, çünkü internette insanlar maskelerinin ardına saklanır gibi gelirdi, kendileri olmaktan çıkarlar hayal ettikleri olurlar gibi geliyordu ama demekki önyargılı olmamak gerekirmiş. İyi ki rastlamışsın bu sayfaya, en azından ben öyle düşünüyorum!

  7. Bende öyle düşünüyorum ama intenet ortamıyla ilgili sabit fikirlerim hala var. bana çok yapay geliyo nedense. özellikle tanımadığım insanlar için-seni tenzih ediyorum- böyle bu.
    Evet.. yarın bi sınavım daha kaldı artık son bu, kalmaz da geçersem tabi. biraz çalışsam fena olmıcak.. iyi geceler diliyorum. mutlu kal.

  8. Teşekkür ederim tenzih ettiğin için… Kolay gelsin sana. Allah zihin açıklığı versin sınavda!
    Umarım finali güzel yaparsın, buna inancım da tam! Sana da iyi geceler… Yastığa başını her gece bir öncekinden daha huzurlu koyman dileğiyle…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*