Bu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.This post was published 5 years 11 months 22 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.
Ters giden her şeyi umursamazcasına kenara itiyorum..Karanlık sokaklarda korkusuzca,cesurca yani biraz da sersemlikle dolaşmayı seviyorum.Bilmiyorum neden durgun gönül telim.
Viyolonselin gerçekliğinde yalanlara gömülüp kalıyorum.Yani uyuyorum..Belki de göreceğim düşlerin sahteliğine ama sahte olsa da hoşluğuna imrenircesine dalıyorum uykuya.
Beyaz bir sayfayı karalıyorum.Sen ve benlere kendini kaptırmış bir “deliâ€?nin,masal diyarlarındaki zalimlikte rakipsiz yargıçlara karşı yazdığı savunmaya benzer cümleler kuruyorum:Cızırtılı,zayıf ama cesur…
Seviyorum.Ne olursa olsun yaşadığım her şeyi seviyorum.Sabahlarını yaşadığım “Hercai Menekşe�yi,yakıcılığıyla kavrulduğum “Beyaz Lale�yi özler hale geldim sevdalarımda.
Nefret duyguları hakimiyeti ele geçirmek üzere…Kendi isyancılarıma isyankar sıfatı koymak ne kadar mantıklı?Kendimi nasıl sallandırabilirim dar aÄŸacında!
Fırtınalı sonbahar gecesinde savrulan yapraklara döndüm:Garip,kimsesiz derbeder..Belki de kendime dönüyorum! Sıradanlığa dönmek ne kadar sıradandır benim gibiler için…
Yıkık han duvarlarında yankılanan ses yalnız benimki..Bir de kırık han kapısının gıcırtılı sesi..Yalnızlığı nemli ve isli duvarlarla paylaşıyorum.İçeri sızan gün ışığı hancı,her ısırıkta sanki benliğimi kemiren fareler ise yolcu..
Peki ben kimim?Sebepsiz fırtınalarla savrulan bir yaprak..Uyku ile rüya arasında son fısıltılar dudaklarımın arasından firar eden:
“Leyla’dan geçme faslındayım
 Mevla’yı bulma yolunda….â€?




Bilmiyorum acaba yazıyı benim gibi bi kaç defa okuyan varmıdır:) hakkaten çok güzel ama bi okadar da kapalı.
Yarın bütünlemeye gircem onun stresi var üstümde… ve de boÅŸa çıkan çabalarımın hüsranı…
TeÅŸekkür ederim! Haklısın biraz soyut bir yazı… Ama eÄŸer açmayı denersem ahenki bozulabilir. O yüzden kapalı olması daha iyi sanırım!
Benim de yarın yine finalim var ama gereğinden fazla rahatım nedense! Bir de hiç çalışmak istemiyorum artık! Bıktım sanırım bir an önce geçmesini istiyorum önümüzdeki 3 günün!
Bir de eğer sen çaba gösterdiysen emin ol boşa gitmemiştir, faydası olmuştur ya da olacaktır.
Tabiki burası senin pistin… Bir de özellikle çok hoÅŸuma giden bi bölüm oldu,
“Kendi isyancılarıma isyankar sıfatı koymak nekadar mantıklı? kendimi nasıl sallandırabilirim ki daraÄŸacında!” çok güzel ifadeler.
3 gün çok çabuk geçicek bak görüceksin, sahiden ben anlayamıyorum zamanın nasıl geçtiÄŸini. insanoÄŸlunun üzerinde oynayamadığı, teknolojiler geliÅŸtiremediÄŸi tek mef’um.
oof of bu akÅŸam canım çok sıkılıyo nedendir bilinmez…
Yok yok ben buranın benim pistim olduÄŸu gibi bir izlenim vermek istemedim.. Ne demek. Anlatmak istediÄŸim anlam olarak açmayı beceremediÄŸimdi yukarıdaki yazıyı…
Umarım çabuk geçer çok sıkıldım artık! Evet sadece bilimkurgu filmlerine konu olarak kaldı zaman üzerinde yapılan teknolojiler. Zaman denilen kavram parçalara bölünerek ancak kullanabiliyoruz biz. Yani esasında gece-gündüz kavramı olmasa çok karmaşık olurdu herÅŸey herhalde. Demek istediÄŸim kontrolü çok zor bir kavram bence zaman…
Sen yine iisin benm sabahtan beri durumum fena… Sebebi de soru iÅŸareti! Belki ufak tefek bir sürü birÅŸeyin birikimi bilinmez…
Anladım sen müsterih ol. nasıl yazarsan yaz çok hoş zaten. haklısın sıkılmakta, iki haftalık sınav bizi nerdeyse 1 aydır meşgul ediyo ben de çok bunaldım açıkçası.
Soru işaretinin cevabı da bi tek sende. çözümler okadar kolay olmuyo bunu çok iyi bilirim ama sen yine de vazgeçme derim ben. hala gülümseyebiliyosak umut vardır ha ne dersin:)
Umut var evet, umarım yok olmaz da… Daha önce yazdığım bir yazıdan alıntı yapayım(Konuyla ilgili deÄŸil ama…):
…”Akıp giden hayallerin peÅŸinden kaçmayacağım artık.Artık tutmayacağım yasını kimsesizliÄŸin..Kimbilir belki de “HerÅŸey çok güzel olacak!â€? “…
Evet en güzel temenni belki de bu!
Evet hepimizin gizli ya da açık istediÄŸimiz tek ÅŸey bu deÄŸil mi zaten herÅŸey güzel olsun, her ÅŸey yolunda gitsin, kimse bizi aldatmasın…Ben pek tesadüfe inanmam ama senin cevabı bulucağından eminim. kimbilir belki de bulmuÅŸsundur?
dün bütünleme iyi geçti benim. bak sen de 3 gün geçermi sıkıldım diyodun geçti bile:)
Evet 3 gün geçti geçmesine de nasıl geçti pek bilmiyorum… Sınavının iyi geçmesine sevindim. Tesadüfe inanmak deÄŸil de benimkisi, olmasını dilemek belki de olmayacağını bile bile !
Gün gelir bulurum cevabı belki..
Kimbilir belki de gün geçtikçe cevabı bulmamış olmam pek de umrumda olmayacak diğer cevapları ararken olduğu gibi. Yeni sorular, yeni kişiler ve diğer yeniler gelecek yer edecek hayatımda..
HiçbiÅŸey önceden bilinemez ki. tamam artık bitti dersin bi bakarsın ki herÅŸey yeni baÅŸlıyo… senin de dediÄŸin gibi hayat tıpkı bi nehir gibi sürekli akıyo ve kendini yeniliyo.
Evet haklısın… Sanırım benim de biraz kendimi yenilemem lazım. Belki yarın daha güzel olur, hatta yarından sonra daha da güzel olabilir. Böyle düşünmek ne kaybettirir ki insana! Aksine sanırım yaÅŸama sevinci aşılar ruhun derinliklerine. Tabii nam-ı diÄŸer “Polyanna’cılığa” dönüşme olasılığı da yüksektir ama iyimserlik seviyesinde kalırsa faydalı olacaktır. Ne demiÅŸler azı,coÄŸu zarar ortası karar : )
Ben de öyle düşünüyorum bu kısa dünya hayatını çekilmez hale getirmek ne kadar mantıklı ki.. belki de insanlar birbirine bu ÅŸekilde moralize etmeli. hiç unutmam otobüste okula giderken sabah sabah yüzümün gayet asık olduÄŸu bi andı, hapşırdım ve yanımdaki güler yüzlü adam bana “çok yaÅŸa” dedi sadece ve otobüsten indiÄŸimde yüzüm gülüyodu. belki de birbirimizin üstünde bukadar etkiliyiz.o adama çok ÅŸey borçluyum bana bu gerçeÄŸi gösterdi çünkü…
Evet artık insanlar birbirinden o kadar kopuk ki, beklediÄŸimiz anda gelen “merhabalar,iyi akÅŸamlar…” kısa süreli de olsa mutluluk sebebi oluyor. İnsanların insan vasfını yitirdiÄŸini izlemek hiç de hoÅŸ deÄŸil maalesef. Sanırım özellikle büyükÅŸehirlerde insanlar biraz daha pragmatik bakıyor insan iliÅŸkilerine. Ya da insanlar profosyonel olmak uÄŸruna duygularından ödün veriyorlar. Sonuçta kendilerini yitiriyorlar farkında olmadan.
Bu arada ben de biraz geç olsa da “çok yaÅŸa, güzel yaÅŸa” diyeyim : )
teşekkür ederim:)
Dilerim hayatta en acemi(?) insanlar bulsun seni diyim ben de ozaman…
TeÅŸekkür ederim amma velakin sadece insan olmaları yeterli… Yalancılığa ikiyüzlülüğe arkadan konuÅŸmalara bulaÅŸmamış olması yeterli benim için..
Kimsin veya kimim farklı sorular ama cevaplar aynı mecnun için…
çünkü mecnun kendini sen diye tanıtır dünyaya…
tabi herkesin kriterleri farklı. zaten bi insan sana başkasının hakkında konuşuyosa bil ki senin hakkında da başkalarına konuşuyodur bu böyle. Allah uzak etsin!
bu akÅŸam kelimeler gelmiyo dilime ya. klavyede geziniyorum öyle avare avare…
Evet evet haklısın kesinlikle… Benden uzak Allah’a yakın olsun öyleleri…
Benim durumum da pek farklı deÄŸil… Ayrıca zihnim de görüş mesafesi sis sebebiyle 1 m ye kadar düştü.. Durum sakat yane : )
….
Mecnun’un baktığı gibi bakabilmek dünyaya herhalde çok uzak benim gibiler için… Ancak gördüğümle baktığımın farklı olduÄŸunun anlayabiliyorum ben.. Ne olduklarını deÄŸil!
aslında şuan hiçbişey düşünmek istemiyorum.. düşünmekten kafam allak bullak oldu heralde bendeki sakatlık da ordan geliyo. şöyle bi dörtlük geldi aklıma bi şarkıdan:
Öyle bir dem ki ruhum
hiç olayım derken meğer hep olmuşum
kelam edip dertleÅŸip naÄŸmalerle
sana da sebep olmuÅŸum…
Ben de nağmelerle dertleşenlerden olsam gerek. valla daha konuşursam saçmalıcam sanki:) ben kafamı bi toplıyım en iyisi. sonra görüşürüz.
Nev- Dem çok severim… : ) Yok yok saçmalamak ne demek.. Ki zaten ben hep saçmaladığım için sen arada saçmalasan da saçmalamadan sayılmaz.
Aynı kaderi paylaşıyoruz sanırım… her cümleden sonra bir ÅŸarkıdan nakarat kısmını söylemek istiyorum ama her zaman olmuyor haliyle.. Görüşürüz…