Bu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.This post was published 5 years 11 months 23 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.
Evet bugün 14 Åžubat… Nam-ı diÄŸer sevgililer günü. Açıkcası manasını kavrayamadığım günlerdendir. Sadece usulüne uygun olsun diye kutlamıştım geçen yıllarda. Alınan hediyeye karşılık vermeme durumunda olmamak ya da sevdiÄŸimi üzmemek için hediye almak zorunda kaldım 14 Åžubata özel olarak. Hediye almaktan hoÅŸlanmama karşın, nedense 14 Åžubat hediyeleri zoraki meydana gelmiÅŸ bir fiilin sonucu olduÄŸundan, ne aldığım hediyeden ne de verdiÄŸim hediyeden hoÅŸnut kalmam 14 Åžubatta.Sanırım 14 Åžubat günü ile ilgili daha sert fikirlerim var ama sevgili blog okurları korkmasınlar ürkmesinler. Gayet insancıl geçiriyorum 14 Åžubat gününü. İnsanın sevgilisi olsa da olmasa da gayet standart bir gün olarak deÄŸerlendirmesi gerektiÄŸini düşündüğümden olacak ki; sevgilim olduÄŸu zamanlardan farksız olacak bu 14 Åžubat da…Â
Beğendiğim bir yazıyı alıntılıyorum ek$i‘den:
“yalan bir gun, hepimiz biliyoruz.. parfumeri ve cicekci esnafi ortaklasa duzenlemisler. bir gun once bos olan cafeler dolu olsun bir gun sonra.. cicekler satilsin iki kati fiyatina.. oh ne ala.
bazilari in diye kabul etmis.. diyorlar ya hani trendy. o iste.
bazilari eksik kalmamak icin istemis.. “ne derim kizlara hediye almadiysam sevgililer gunu‘nde?�
fakat en aciklisi, en korkuncu baska..
sevilmeye ne kadar muhtaciz! ne kadar icimiz gidiyor biri bir gun olsun bizi sevdigini soylesin, ne olur bir gun olsun biri bize ozel bir seyler versin.. parasi degil, anlami bile degil. ne olur biri bir gunluk bizi sevsin.
senede bir gun yanimizda olsun, ellerimizi tutsun, yalniz hissetmeyelim bu hayata karsi, sanki evliymisiz gibi olsun. sanki masallardaymisiz gibi olsun. sanki kulkedisi olalim baloda, ya da prens olalim kizi opup uyandirinca..
sevgililer gunu su ana kadar kapitalist bir para tuzagi gibi gelirdi bana. simdi sevilmeye muhtac oldugumuzu gosteriyor oysa. hangisi daha kotu bilmiyorum.
ama sonrasinda jenerigin gecmesini bekleyerek tukettigimiz hayatimizda*, butun yalnizligimizla, televizyonda gorulen adamlarla kadinlarin hayalini kurup birbirlerine razi olanlar olarak.. kotu durumdayiz.
(asik olup da her gunu sevgililer gunu yapanlar disinda.)�
Neyse madem sevgilisi olanlar hediye alacaklar, ben de sizlere bir klasik 14 Şubat şarkısı hediye ediyorum…Erkin Koray klasiğidir lakin ben size Zuhal Olcay’ın Başucu Şarkıları albümündeki yorumunu sunuyorum. Buradan buyrun ya da şarkının ismine tıklayın…
Zuhal Olcay – Yalnızlar Rıhtımı
bir ben miyim periÅŸan
gecenin karanlığında
yosun tuttu gözlerim
yalnızlar rıhtımında
bütün gece ağladım
dalgalar kucağında
yosun tuttu gözlerim
yalnızlar rıhtımında
bir beni mi unuttular
uçup gitti martılar
geceler ben ve deniz
yalnızlar rıhtımında
bütün gece ağladım
dalgalar kucağında
yosun tuttu gözlerim
yalnızlar rıhtımında




ekonomik olarak güzel bir gün. ki ben ÅŸimdi bugün sevdiÄŸime hediye alınca sevdiÄŸim anlamına mı geliyor hadi param yoksa. fakir aşıksam… yaÅŸam bu bizi nerelere atıyorlar yarın dünya diÅŸ günü sonra dün ibiÅŸ günü böle sürüp gidiyo bu.
nasıl olsa deliye hergün bayram…
Evet, bu şekilde hiç düşünmemiştim sevgiye açız belki de kimbilir. Ben de her nekadar bu günün bir para tuzağı ve kandırmacadan ibaret olduğunu düşünsem de geçmişte bu günle alakalı olarak düşündüğümde beni gülümseten birkaç anım da yok değil hani..
Tüm caddelerde alışveriş mağazalarında hatta en alakasız yerlerde bile bugün karşımıza çıkmama olasılığının olmadığı kalpler, güller vs. bu günün nekadar abartıldığının bi göstergesi durumunda. Yine de bu günü sevgisini göstermek için fırsat bilen herkese mutlu bir sevgililer günü diliyorum.
Evet güzel anılar oldu tabii ama işte yine de 14 Şubat olması ile ilgisi yoktu benimkilerde bence. Sevgiye açız ve gittikçe daha vahimleşiyor bence durum.
Ayrıca bugünkü sınav iyi geçti, hoca saolsun kolay sormuÅŸ. Açıklanan notlarım da fena gelmedi.. (hatta beklediÄŸimden yüksek geldi…) Hocalar ilgili yazı istiyorsan yazabilirim bugün ama iÅŸte biraz subjektif olur : )
Ayrıca bugün Kadiköy’de Rıhtım da her tarafta gül satıyorlardı.. Tabii arkadaÅŸlar biraz pazarlama dersi alsalar iyi olur. “Bir milyona gül, Bir milyona gül…” diye bağırınca yanında kız arkadaşı olanların satın alma ihtimali gayet düşük zannımca…
Bir de uykusuzum gözlerim yanıyor, biraz rüyalara dalayım ben…
Bir milyon diyor ama başına alacağın püsküllü belayı unutmamak lazım. Mesela gülü bir milyona alınca ordan bir kız daha abi bu ablayı bu kadar mı seviyon bir tane daha al almış ken bir de bundan al abi biz açız ayakkabı boyayım mı? Tabi cüzdanını çıkarırken kaptırma olasılığıda yüksek olunca kaç kap olursun ha pardon kapkaç =)
Sınavının iyi geçtiÄŸine çok sevindim. Yok yazmana gerek yok zaten bugün yeterince güzel bi yazı yazmışsın hatta dün gece… burdan hoca düşmanı izlenmi vermiyim ayrıca, benim de ilerde onlardan biri olma ihtimalim çok yüksek çünkü:) benim anlamadığım niye bukadar kompleksliler..! -istisnalar hariç- neyse onları da böyle kabul ettik artık.
Not:Ee alamaz tabi kız arkadaşı yanındayken çünkü onu daha önce alması gerekiyodu:)
TeÅŸekkür ederim…Umarım sevilen hocalardan olursun ne diyeyim. Sanırım kompleksli olmalarının sebebi, onların hocalarının da onlara zamanında o ÅŸekilde davranması olabilir. Tabii kendine güvensizlik de büyük bir pay sahibi kompleksli olmalarında…
Gül aldı diyelim esas tehlike o zaman baÅŸ gösterebilir… Hatun kiÅŸi tarafından şöyle bir serzeniÅŸte bulunabilir: “Hayatımmm, benim deÄŸerim bu 1 milyonluk gül mü yani… Bak Ahmet’e, AyÅŸe’ye gümüş kolye almış… Sen Ahmet’in AyÅŸe’yi sevdiÄŸi gibi sevmiyorsun demekki.. Benim neyim eksik AyÅŸe’den”
Tabii bu andan sonra da er kiÅŸi iç ses olarak “buyrun cenaze namazına” diye karşılık vermiÅŸtir herhalde… Her ÅŸartta tehlikeli 1 TL’lik gül almak… Aman aman diyelim.
Şöyle bir diyalog da pek mümkündür:
- naaptınız dün?
- ne bapta?
- sevgilinle be
- buluşmadık dün niye?
- nee! bi de niye diyo kızım dün sevgililer günüydüüü! ay ben seni anlamıyorum yaa… kızım aklın varsa sen bu adamı hemen terket.
- taam ederim.
- bak alpay naapmış: hyatt regencyde yer ayırtmış, önce yemek yedik sonraaa.. kızım yastıklar bile kırmızı kalp ÅŸeklindeydiiiii…..
çok hoşsun yaa:) ya nebiliyim ille de böle gül işte kırmızı renkli kalpli hediyeler falan.. daha özel bişey olabilir bence illa hediye alıncaksa. mesela bu sözüm kızlara, önce gidin yüncüden ip alın sonrada oturun sevgilinize şöyle en güzelinden bi kazak örün-e arada annenizden ufak yardımlar almanıza da kimsenin ititrazı olmaz- hadi onu beceremediniz bi kaşkol de olabilir sizin onun için göz nuru dökmüş olmanız eminim çok hoşuna gidicektir. ama giymezse de sakın üzülmeyin kıyamadığındandır canım;)
asıl diyalog bu =))
- ya selin anlamıyosun nasıl para oğlanda.. bir görsen.
- iyi tamam.
- noldu ne bu tafra kızım
- yok biÅŸiy
- kıskanıyon mu sen beni?
- yok üff
- batıyo mu benim mutluluğum?
- yok ya öle değil
- e noldu?
- 1 milyona sevgili olduk daha ne olsun…
=))))
Evet bence de daha manalı olur böyle “el emeÄŸi göz nuru” hediyeler. Tabii ortalama bir Türk kızının el iÅŸini 14 Åžubat’a yetiÅŸtirmek için bir önceki 14 Åžubatta baÅŸlaması gerekebilir. Tabii bu bir yıllık süreçte sevgilisinden ayrılıp baÅŸka bir sevgili edinmesi ihtimaline karşın ölçüleri esnek almalı.. : ) Tabii kaÅŸkol,bere gibi örgü ürünleri daha esnek olabilir böylece az önce bahsettiÄŸim riski de bertaraf etmiÅŸ olursunuz..
Erkeklerde böyle deÄŸiÅŸik sürprizler yapabilirsiniz. Ne bileyim oturun ÅŸiir ezberleyin böyle ormantik pardon romantik bir anda okuyun falan eminim hoÅŸuna gider… Yani sanırım.. : )
yok abi zamane gençleri sen şiir okurken üff lemeye başlıcak eminim ama bak böle pahalı şeylerden sonra okumak iyi olaibir =))
Yok ya o kadar da materyalist değiller, en azından ben öyle olmadıklarını sanmak istiyorum. Ruh dediğimiz ne kadar hızlı erozyona uğrasa da son günlerde yine de vardır manevi değerlere önem veren kişiler.
Gider gider yani en azından benim hoÅŸuma giderdi..:) ortamı fazla sulandırmamak ÅŸartıyla he bide ÅŸiir okumayı becerebileceÄŸine inanıyosa tabi… ortalama bi Türk erkeÄŸinin de bu baÄŸlamda oturup bir önceki 14 ÅŸubattan itibaren Kenan Işık’ın ÅŸiir kasetlerini dinleyip bol bol pratik yapması gerekir gibime geliyo;)
Sanırım kaçırmadan takip ettiğm Aliye şu dakikalarda başlamıştır..iyi akşamlar diliyorum buarada sakın beni dizikolik sanmayın tek tük izlediğim şeylerden biri işte:)
tekrar iyi akşamlar bu keyfli sohbet için de teşekkürler
Hmm evet arada ben de izliyorum Aliye’yi itiraf etmek gerekirse.
Açıkcası bu dizi de bitse iyi olur, çok uzattılar yine tadı kaçıyor… Kenan Işık gibi olursa durum vahim olur yalnız:
Aslı:Seni seviyorum Ali
Ali: Emin misin?
Aslı: Evet ne demek o.. :s
Ali : Son kararın mı?
Aslı: ne.. Bu gidişle olmayacak..Ali iyi misn? (Elindeki Kenan Işık Cdsini görünce..)Ya uff yine mi Kenan Işık.. tamam Ali istemiyorum şiir filan senden
: ) Ben teÅŸekkür ederim keyifli sohbetten dolayi. iyi akÅŸamlar…
Dizi bi solukta bitti ya.. Aliye ile Denizin beklenilen buluşması da trajik bi kaza sonucu nihayet gerçekleşti. herşeyde bi hayır var lafına çok inanırım ben zaten. evet dediğin gibi dizi biraz uzadı gibi sanki ama onlar da bunu farketmiş olcaklar ki bu yayın dönemi bitiriyolar diziyi. umarım hayattaki örneklerin tersine mutlu sonla biter.
Evet genelde teselli amaçlı kullanılsa da bence de herÅŸey de hayır vardır… Hayrın ne zaman geleceÄŸi belli olmaz ama vardır bir hayır..
Hayatta da mutlu sonla bitenler vardır elbette. Bize ne kadar yakındır o mutlu son bilinmez tabii ki.
Ancak sanırım tv ekranlarında insanlar mutlu son görmek istiyorlar, çünkü zaten hayatta kötü olanlar yeterince kötü hissetiriyor insana. Masalların insana verdiği hisin benzerini tatmak istiyorlar.
Evet ben gerçek hayatımda da böyle filmlerdeki gibi bi aşk düşlemişimdir çoğu insan gibi.. tabi öyle aşkların yalnızca filmlerde oladuğunu anlamam çok uzun sürmedi:)
Yine de ümidini kesme derim… Hayat oyununda hangi anda hangi kartın karşına çıkacağı belli olmuyor.. iyi ya da kötü olmaz dediklerin oluveriyor hem de en beklemediÄŸin zamanlarda!
Ümitsiz değilim sadece ikilemdeyim. yanlış kartları seçiyorum belki yanlış zamanda. ne diyelim yaşancaksa bir şey yaşanır yaşanmıcaksa da kimse bişey yapamaz. ama hani az önce konuştuk ya hayır meselesini, herşeyin hayırlısı olsun bence herkes için(bu laf da herkesin ağzında şimdilerde ama benim gerçekten hayat görüşüm bu yönde olduğu için içtenlikle söyleyebilirim)
Hayırlısı olsun evet. İçtenliğinden şüphem yok zati, populist biri olmadığına da eminim.
DediÄŸin gibi, olacaksa hiçbirÅŸey engel olamaz, olmayacaksa da zaten olmaz. O sebeple ikilemde olmana gerek yok gibi görünüyor… ya da bana öyle geliyor bilemiyorum !
Teşekkür ederim böyle düşünmene sevindim. biraz karışık durumlar bunlar ya ne diyim hayat gidiyo işte öyle ya da böyle. buarada şu sana bahsettiğim arkadaşım vardı ya dostum demiştim, hani ona kızmıştım çok. işte bugün dedim ki sen bi adım at.. çıktım güzel bi hediye aldım ona sadece içimden geldiği için. dostluklar kolay kurulmuyo diye düşündüm kırgınlığımı arka plana attım da denebilir. ve şuanda kendimi çok daha huzurlu hissettiğimi farkediyorum. senle paylaşmak istedim..
Çok sevindim.. Bence en iyi olanı yapmışsın umarım bir daha böyle bir durum olmaz. En önemlisi ve güzeli kendini huzurlu hissetmen zaten.. Keşke herkes böyle düşenceli olup kendi benliklerini aşabilseler.. İşte o zaman daha yaşanası olur dünya herhalde. Takdir ediyorum seni, çok hoş davranmışsın!
TeÅŸekkür ederim, ben de senin gibi düşünüyorum herkes önce karşısındakini düşünse her ÅŸey daha güzel olucak. ben de benliÄŸime yeniliyorum kimi zaman ama en azından çabaladığıma inanıyorum. “sevgi emek ister”… çok severim bu repliÄŸi-selvi boylum al yazmalımdan- herÅŸeyin anahtarı bu sözcükte gizli belki de kimbilir.
Evet hatırlıyorum; klasiklerden Selvi Boylum,Al Yazmalım, kitabını da okumanı tavsiye ederim Cengiz Aytmatov’un güçlü kaleminden hoÅŸ bir roman. Herhalde dünyada emek istemeyi en çok hakkeden sevgidir.. Çünkü karşılığını adil ÅŸekilde veren nadir duygulardan..
Sever ve sevilirsen sahip olduğun iç huzur hiçbirşey ile karşılaştırılamaz bence.
Benliğine bir sn bile olsa yenilmeyen kimse yoktur bence. Çünkü benlik yapısı gereği, daima öne geçmeye çalışır diğer duygulardan! Bunun sonucunda iradede ufak bir zayıflık, benliğin öne geçmesine sebep olabiliyor. Önemli olan bunun farkında olunması ki; gördüğüm kadarıyla sen farkındasın!
Umarım öyle anlarımızda sonradan piÅŸmanlık duyacak birÅŸey yapmayız hiçbirimiz. ben müsadeni istiyim dün 4.30 da yattım sabahladım resmen bu gece biraz erken yatıyım bari. sana da uyumanı tavsiye ederim sen de dün gecenin uyku madurlarındansın bildiÄŸim kadarıyla:) huzurlu geceler…
Evet acı olur sanırım o anda yapılanlardan duyulan pişmanlık!
Tamam ben de yatarım birazdan yani umarım… Müsaade senin ne demek : ) Yine beklerim. Sana da huzurlu uyku ve tatlı rüyalar!
Ben tabi nöbetçi eczane olarak görev yapıyorum. Biri de intahar etcem gibi bi$eyler yaptı gitti. Hayırlısı ile sabah olsa da ÅŸu eleman online olsa valla öle kafam karıştı ne yapsam bilemiyorum. Hayırlısı olsun yani şöyle bir ÅŸey de yanlış Allah’ım ona biÅŸey olması bu bir nevi Allah’ın otoritesine kendini katmaktır ben böle dua bile etmiyorum artık. Ancak şöyle edebilirim. Mesela : Allah’ım hayırlısı ne ise onu eyle… Sen herÅŸeyin daha iyi bilirsin. Uyusam mı bende =) Bir de $una bak sen =)
Valla aynı saatlerde ben de ayaktaydım ama tv başındaydım. cnbc-e de güzel bir film vardı. Neyse umarım arkadaÅŸtan haber almışsındır. Hayırlısı olsun…