Bu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.This post was published 4 years 8 months 5 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Yola çıkmam lazım tez vakitte.
Görmem lazım kötülerini evrenin,
Bilmeliyim tek tek en sefil halini insanın.
Öğrenmeliyim yalın halini varlığın.
Yola çıkmam lazım tez vakitte.
Çünkü artık yetmiyor aynada gördüklerim,
Çünkü artık bu şehir de dar geliyor düşündükçe.
Bu şehir,
Duvar üstüne duvar örüyor kalbin önüne.
Bu şehirde,
Sis üstüne sis çöküyor zihnin gölgesine.
Bu şehirden,
Her gün sayısız insan göç ediyor açlıktan.
İnsanların aç kalması değil de,
Aç kalanların yok sayılması,
Mengeneye alınmış gibi sıkıyor ruhumu.
Çocukların sokakta olması değil de,
Oyun yerine trafik ışıklarında işte olması,
Tir tir titretiyor bedenimi.
İşte bundan yola çıkmam lazım tez vakitte.
Hani görmeliyim ki kötüleri,
İyilerin varlığını anlayabileyim.
Hani anlayayım ki iyileri,
Cevaplayabileyim sokaktaki mendil satan çocuğun sorularını.
“Abi bi mendil alsana be” diye soğuktan sulanmış gözleriyle,
İçimi sızlatan o yoksulluğa, o fırsatçılığa
En azından bir sebep bulayım,
Rahat bırakacak ruhumu,
İşe yarayacak çözümde.
Yola çıkmam lazım tez vakitte.
Zaten ne de olsa,
“Yalnız yaşayanların işidir
Yola çıkmak,yolu kat etmek”




İçimi ısıtacak ve üşütecek kadar içten olmuş.. Ben çok sevdim..