Archive

Archive for the ‘Nerden çıktın ya sen!’ Category

Sapla Samanı Ayırmak

FiÅŸler ve paralar

FiÅŸler ve paralar

Bir alışveriş merkezinde (adını vermek uygun olmayabilir) bir süre önce karşılaştığım üzücü bir manzarayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Resim gördüğünüz manzarayı görünce şaşırmadım belki ama üzüldüm. Gerçeğin gözümün önüne bir anda ve bu şekilde çıkması geleceğe dair sahip olduğum umutsuzluğu pekiştirdi. Bundan sonrası sizin yorumunuz!

WWF Yardım Kutusu

WWF Yardım Kutusu

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark

Yola Çıkmam Lazım

Sokaktan

Yola çıkmam lazım tez vakitte.
Görmem lazım kötülerini evrenin,
Bilmeliyim tek tek en sefil halini insanın.
Öğrenmeliyim yalın halini varlığın.

Yola çıkmam lazım tez vakitte.
Çünkü artık yetmiyor aynada gördüklerim,
Çünkü artık bu şehir de dar geliyor düşündükçe.
Bu ÅŸehir,
Duvar üstüne duvar örüyor kalbin önüne.
Bu ÅŸehirde,
Sis üstüne sis çöküyor zihnin gölgesine.
Bu ÅŸehirden,
Her gün sayısız insan göç ediyor açlıktan.

İnsanların aç kalması değil de,
Aç kalanların yok sayılması,
Mengeneye alınmış gibi sıkıyor ruhumu.
Çocukların sokakta olması değil de,
Oyun yerine trafik ışıklarında işte olması,
Tir tir titretiyor bedenimi.

İşte bundan yola çıkmam lazım tez vakitte.
Hani görmeliyim ki kötüleri,
İyilerin varlığını anlayabileyim.
Hani anlayayım ki iyileri,
Cevaplayabileyim sokaktaki mendil satan çocuğun sorularını.
“Abi bi mendil alsana be” diye soÄŸuktan sulanmış gözleriyle,
İçimi sızlatan o yoksulluğa, o fırsatçılığa
En azından bir sebep bulayım,
Rahat bırakacak ruhumu,
İşe yarayacak çözümde.

Yola çıkmam lazım tez vakitte.
Zaten ne de olsa,
“Yalnız yaÅŸayanların iÅŸidir
Yola çıkmak,yolu kat etmek”

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark

Bekliyorum

Her adımda başka başka manalar yüklüyorum kelimelere,
Yerini tutsunlar diye.
Sözlerimi saklıyorum söylenecek olan,
Adım adım uzaklaşıyorum onlardan.

Yalnızlığımı kendimle paylaşıyorum da,
Korkuyorum kendimi de kaybetmekten!
Gün olur da diye bakıyorum
Her takvim yaprağının ardından!
Sabah oluyor,
AkÅŸam oluyor da,
Sabah sefaları nöbeti akşam sefalarına devredip,
Keyif yapmaya çekiliyor da,
Benim zamanım gelmiyor!

Çabalıyorum her seferinde yeni olabilmek adına,
Yeni fikirler, yeni zahiriler buluyorum da,
Ben hep eski kalıyorum yenilerin inadına.

“Belki savaÅŸmalıyım!” diye düşünüyorum,
Kiminle savaşacağımı bulamayıp,
Kendime sataşıyorum.
Sonra barışta arıyorum huzuru,
Kendimle barışık yaşamayı deniyorum,
Başaramıyorum!

En sonunda bırakıyorum mücadeleyi,
Teslim oluyorum zamana,
Kendimi atıyorum zamanın kollarına.
Bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum…
Neyi, kimi, neden beklediÄŸimi bilmeden!

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Hayal Et

Hazır değilim daha hiçbir şeye.
Ne zorluklarla savaÅŸmaya
Ne de sil baÅŸtan baÅŸlamaya.

Aslında daha dün,
Bir hiçken zihmimde;
Ne güzel duruyordu
Eylül rüzgarına nispet yaparcasına.

Fırtına çıktı da
Büyü bozuldu.
Tüm yalanlar gerçek oldu da
Hayatın koca bir yalan!

Sorma artık kim olduğumu
Görme görmek istemedikçe
Düşünme zor olanı da
Hayal et yalnız geceleri.

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Fener

Karanlıktayım. Gözün gözü görmediÄŸi bir sis buhranında, yönümü bulmaya çalışıyorum. Bir ışık arıyorum, yolumu aydınlatacak. Lakin göremiyorum…

GittiÄŸim yerden dönüşüm de olsun diye, ekmek kırıntıları serpiyorum yere. KuÅŸlara yem olacağını bile bile…

An geliyor su dolu bir çukura giriyorum, çamur bulaşıyor üstüme. An geliyor bir kahpe taşı takılıp secde ediyorum belli belirsiz.

Tam o en kör, en belirsiz anında bir fener görüyorum uzakta. Önce çölde vaha gören bedevi zannediyorum kendimi. Sonra nedense; çölü çöl yapanın içinde, bir yerlerde saklı olan ab-ı hayat olduğunu hatırlıyorum.

Yaklaktıkça fenere bir dost yüzü görüyorum, aydınlıktan fenere doÄŸru yaklaÅŸan… Yüzü ferah, yüzü tanıdık. Bildik bir telaÅŸ okuyorum yüzünden. Karanlık korkusu sarmış ruhunu…

Aydınlıktan karanlığa düştüğü an gözleri kamaşıyor. Feneri görünce, bir “oh!” çekiyor o da! “Karanlıkta kalmaya muhtaç deÄŸilim.” diye düşünüyor. GittiÄŸi yere kadar aydınlık. “Mutlak karanlıktan iyidir!” diyor.

Karanlığın içinden çıkmadan dostumu düşünüyorum. Acaba o mu muhtaç o fenere yoksa ben mi? Karanlık, gün gelecek aydınlanacak diye beklerken, aydınlıktan gelene mi vermeli öncelik hakkını? Belki de geriye sadece alışkanlık kalıyor. Karanlığa alışan ruhun, aydınlığa karşı gösterdiği bağışıklık tepkisi belki. Kendinden öte, olanı biteni anlamamak isteyişimden belki de!

Belkilerden öte, nedenlerden ziyade; dostluk ağır basıyor. Kendimi belli etmeden seyrediyorum dostumun feneri alıp yola devam etmesini. Üstüme doÄŸacak güneÅŸi beklemek niyetiyle. “Gün gelecek, gün doÄŸacak, güneÅŸ bir gün elbet gelecek!” diyerek kapatıyorum gözlerimi karanlığa…Â

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags: