Kimim ben?
Ters giden her şeyi umursamazcasına kenara itiyorum..Karanlık sokaklarda korkusuzca,cesurca yani biraz da sersemlikle dolaşmayı seviyorum.Bilmiyorum neden durgun gönül telim.
Viyolonselin gerçekliğinde yalanlara gömülüp kalıyorum.Yani uyuyorum..Belki de göreceğim düşlerin sahteliğine ama sahte olsa da hoşluğuna imrenircesine dalıyorum uykuya.
Beyaz bir sayfayı karalıyorum.Sen ve benlere kendini kaptırmış bir “deliâ€?nin,masal diyarlarındaki zalimlikte rakipsiz yargıçlara karşı yazdığı savunmaya benzer cümleler kuruyorum:Cızırtılı,zayıf ama cesur…
Seviyorum.Ne olursa olsun yaşadığım her şeyi seviyorum.Sabahlarını yaşadığım “Hercai Menekşe�yi,yakıcılığıyla kavrulduğum “Beyaz Lale�yi özler hale geldim sevdalarımda.
Nefret duyguları hakimiyeti ele geçirmek üzere…Kendi isyancılarıma isyankar sıfatı koymak ne kadar mantıklı?Kendimi nasıl sallandırabilirim dar aÄŸacında!
Fırtınalı sonbahar gecesinde savrulan yapraklara döndüm:Garip,kimsesiz derbeder..Belki de kendime dönüyorum! Sıradanlığa dönmek ne kadar sıradandır benim gibiler için…
Yıkık han duvarlarında yankılanan ses yalnız benimki..Bir de kırık han kapısının gıcırtılı sesi..Yalnızlığı nemli ve isli duvarlarla paylaşıyorum.İçeri sızan gün ışığı hancı,her ısırıkta sanki benliğimi kemiren fareler ise yolcu..
Peki ben kimim?Sebepsiz fırtınalarla savrulan bir yaprak..Uyku ile rüya arasında son fısıltılar dudaklarımın arasından firar eden:
“Leyla’dan geçme faslındayım
 Mevla’yı bulma yolunda….â€?