Archive

Archive for the ‘Nerden çıktın ya sen!’ Category

Kimim ben?

Ters giden her şeyi umursamazcasına kenara itiyorum..Karanlık sokaklarda korkusuzca,cesurca yani biraz da sersemlikle dolaşmayı seviyorum.Bilmiyorum neden durgun gönül telim.

Viyolonselin gerçekliğinde yalanlara gömülüp kalıyorum.Yani uyuyorum..Belki de göreceğim düşlerin sahteliğine ama sahte olsa da hoşluğuna imrenircesine dalıyorum uykuya.

Beyaz bir sayfayı karalıyorum.Sen ve benlere kendini kaptırmış bir “deliâ€?nin,masal diyarlarındaki zalimlikte rakipsiz yargıçlara karşı yazdığı savunmaya benzer cümleler kuruyorum:Cızırtılı,zayıf ama cesur…

Seviyorum.Ne olursa olsun yaşadığım her şeyi seviyorum.Sabahlarını yaşadığım “Hercai Menekşe�yi,yakıcılığıyla kavrulduğum “Beyaz Lale�yi özler hale geldim sevdalarımda.

Nefret duyguları hakimiyeti ele geçirmek üzere…Kendi isyancılarıma isyankar sıfatı koymak ne kadar mantıklı?Kendimi nasıl sallandırabilirim dar aÄŸacında!

Fırtınalı sonbahar gecesinde savrulan yapraklara döndüm:Garip,kimsesiz derbeder..Belki de kendime dönüyorum! Sıradanlığa dönmek ne kadar sıradandır benim gibiler için…

Yıkık han duvarlarında yankılanan ses yalnız benimki..Bir de kırık han kapısının gıcırtılı sesi..Yalnızlığı nemli ve isli duvarlarla paylaşıyorum.İçeri sızan gün ışığı hancı,her ısırıkta sanki benliğimi kemiren fareler ise yolcu..

Peki ben kimim?Sebepsiz fırtınalarla savrulan bir yaprak..Uyku ile rüya arasında son fısıltılar dudaklarımın arasından firar eden:

“Leyla’dan geçme faslındayım
 Mevla’yı bulma yolunda….â€?

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Ya hep ya hiç!

BilmediÄŸim,anlamadığım belki de düşünemediÄŸim zayıf anlarımdır duygusallığım. Yeterli olgunluÄŸa ulaÅŸamamış olmanın verdiÄŸi yabancılık mantığıma..ÇoÄŸu oyunda birbirine ters düşen rolleri duyguların ve mantığın….

Sonbaharı yaÅŸayan,nehir kıyısını yurt edinen çınarların suya düşen sararmış yaprakları gibi aldırış etmemek ayazlarına gecenin.Belki de gecenin karanlığında bir köşeye sinmiÅŸ olabilmenin sebepsiz güveniyle.. .Üşüyorum… Ne bahar belirtisi var gözlerimde,ne de kış. Hep aralara takılıp kalmanın verdiÄŸi huzursuzluk,biraz da tereddütlü anlarıma özgü olan titreklik var gözlerimde…

Yarınlardan uzak kalmanın çekiciliÄŸine kapılmış adeta mantığım. HerÅŸeyin olduÄŸu gibi ortada veya yarıda kalma riskine aldırış etmeden! Büyüleyici “çözümâ€?lere kolayca kanan mantığım belki de en büyük kozunu paylaşıyor duygularla…

Bütünü kaybetmeden duyguları sorgulamalıyım mantığı kaybetmeden hayallere dalmalıyım belki de… Yarım kalan,söylenmemiÅŸ;daha doÄŸrusu söylenememiÅŸ tüm sözcükleri bir anda,hiç duraksamadan haykırmalıyım!YaÅŸadığım,mahkum olduÄŸum hanın duvarlarında yankılanmalı sesim.Yeterince uzak kalmalıyım korkularımdan.Her defasında olduÄŸundan farklı olarak;bu kez yaralananan olmamalıyım.En azından hayallerimde!…

Ciddi amaçlar peÅŸinde koÅŸmak… Ya da öylesine ciddi olmak… Hiçbir belirti göstermeden yaÅŸama dair ! Açılmayan ya da yüzüme kapatılan kapıları uslanmazcasına denemek teker teker.. Hatta bitmek bilmez bir “aÅŸkâ€?la mektuplar yazmak yaÅŸama;â€?Her anını seviyorum senin…â€? diye itiraflarda bulunmak… Kimsenin haberdar olmadığı küçük sandığımdan sakladığım ne varsa çıkarıp yatağın üstüne sermek… Aslında planlanmamış bir hüzünlenme terapisi hepsi!

En son…Mutluluk yeminleri ediyorum sonsuzluÄŸa… Kendimi kandırma pahasına da (bütünü parçalama mantıktan kaçmak da ) olsa,hiç bozmayacağıma eminim bu defa…Son notalarını bir yerlerde duymuÅŸ ya da son kez çalınmış da olsa benim için;bir kez daha dinleyebilme olasılığını seviyorum ölümüne.. Keyifsiz cümlelerimi, cama çarpan yaÄŸmur damlalarının ritmiyle bir bir ateÅŸe atıyorum sanki keyiflenecekmişçesine… GeçmiÅŸten gelen bir alışkanlık bu belki de:
“Ya hep,ya hiç!…â€?.

Not: Bugünlerde fazla yazı yazıyorum, sanırım biraz kendimi kontrol etmem lazım… Yoksa iyice dalacağım derinlere…

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Zor bir sabah…

Zor bir sabah… Tüm haykırışlarıyla ÅŸehir isyan ediyor.Direnmeye çalışıyor; iÅŸgal edilen bir ülkenin maÄŸrur komutanı gibi.Merak edilen de nasıl kaybedildiÄŸi geçen yılların…Kazanmayı hedeflemiÅŸken nasıl kaybedildiÄŸi?
Ben başıboş bir şekilde dolanırken boş sokaklarında şehrin birkaç mısra beliriyor zihnimde Necip Fazıl’dan:

« Ne hasta bekler sabahı,
   Ne taze ölüyü mezar,
   Ne de şeytan bir günahı;
   Seni beklediğim kadar!   »

Beklenilenlerle kazanılanların hiçbir ÅŸekilde örtüşmediÄŸi o izbe yerde sürdürmek, ne kadar zorsa hayatını… Ya da ıssız han duvarlarında birkaç harfle ifade edilmiÅŸse aÅŸkınız… Ne beklersiniz ki hayattan!
Korkularım, özlemlerim senin için demedikten sonra… Karşılığını almadan, zincirlerini kırıp; en ağır azapları çekmiyorsa yaÅŸam… Belki de unutulmak için son çabaları umutsuzlukların!
Çelikten suretlerin ardında, bir çocuÄŸun masumiyetiyle merhamet ya da muhabbet aramak kendini bilmezcesine… Her defasında aynı tuzaklarına düşüp, ondan uzak kalmaya mahkum olduÄŸumuz ÅŸehrin masumiyeti ne kadar inandırıcıdır ki?
Toprağın cömertliğinden, gökyüzünün rahmetinden mahrum kalmış beton yığınlarının arasındakilerin vasfı ve hükmü nedir acaba? Kendi dünyalarının bencil hükümdarlarının başkaların dünyasındaki rolü nedir?
Mükemmeli aramak için yola çıkmış birileri; eğer gün gelip çalarlarsa kapınızı, diyecek birkaç kelamınız var mı? Yoksa korkularınız karşınıza çıkmasın diye sandıklara doldurup kilitlerle hapsettiniz mi geçmişe? Bırakıp tüm hastalıklarını şehrin, kendi dünyanızdaki sağlığa ve mutluluğa mı koşuyorsunuz?
Islanan toprağın kendine mahsus o sarhoÅŸ edici kokusunu, fersah fersah uzaklarda aramak zorunda kalıyorsanız…
Sevdiklerinizi yoÄŸun olduÄŸunuz için sadece belli zamanlarda hatırlıyorsanız…
Belki sadece kendinizi düşünüyorsanız…
Mutluluğa seslenin çaresizlikle:

 « Geçti istemem gelmeni,
    Yokluğunda buldum seni,
    Bırak vehmimde gölgeni,
     Gelme artık neye yarar! »

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Elveda Antalya

Evet bu akÅŸam 22:25 itibariyle Antalya’dan ayrılıyorum. 6 gün de olsa Antalya’da olmak, 6 gün de olsa Antalya’nın yarı güzel yarı yaÄŸmurlu havasını hissetmek güzeldi… Yaza kadar bir kez daha gelebilir miyim bilmem ama ne kadar süre geçerse geçsin Antalya’yı özleyeceÄŸim kesin…

 Şu 6 gün içinde yeterince gezdim, dolaÅŸtım ve bir nebze olsun rahatladım… Memleket dedikleri bunları saÄŸlayana verilen ad olsa gerek.

 Şu kelimeler bugünün manası için yeterli sanırım:

Elveda Antalya… Görüşmek üzere…

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags:

Hatıra gelenler

Yıllardır kelimeler beni anlatır, ben kelimeleri. Dert zamanında düşünceler akın ettiÄŸinde ÅŸu zihnime, kelimeler balıkçı barınağım olur fırtınalı denizlerde. Kimdir, nedir sorularının arasında göz kırpan deniz feneridir belki de… Çözüme deÄŸil de sorundan uzaÄŸa çeker beni. Aslolan kalbin ferahlığı olunca, yola koyulurum kelimelerin yolunda.

Hatıraların hatıra ne zaman, nasıl geleceÄŸi belli olmaz sanırım… Hatıralardan kaçışın çok mümkün olmamasının sebebi de budur zannımca. Hayatın dolambaçlı yollarının çıkışını bulmaya çalışırken bendeniz, ağır ağır kendimi eritiyorum sokaklarında kimsesiz iklimlerin. Sebebini bilmediÄŸim ve belki de hiç öğrenemeyeceÄŸim olayların sonucunda ortaya çıkan; manasız gelen, aslında manasını yitirmiÅŸ görünen sorular, günün birinde zihnin “cevapsızlarâ€? köşesindeki yerinden; “cevaplananlarâ€? kısmına göç edecektir elbette.

Kimi geceler kâbusun bir parçası olur hatıralar… Kimi zaman da özlemin bir parçası. EÄŸer biraz daha yüksekten, daha geniÅŸ bir bakış açısından bakılırsa; görülecektir ki hatıralar aslen kendisidir hayatın. Duyguların hafızada yer bulabilmesi hatıralar baÄŸlıdır. İnsanın insan yapan da zaten geçmiÅŸteki duygulardan yani hatıralardan benzeri hatırlayıp; doÄŸru olanı seçmeyi denemesidir.

En keskin hatıralar kötü olanlardır. Hayatın silkeli tokatlarından birini yemişseniz eğer fiziki yara kapansa bile hatıralar arasındaki yeri silinmez; hatta gün geçtikçe daha da bilenir, keskinleşir.

Heybedeki en güzel anılar kimi zaman diğer hatıralardan daha kısa ömürlüdür, kimi zaman da derinlerine gömülür zihnin. Gelenin gidenin olmadığı göç yollarına kervansaray kurmak gibidir hafızada yer vermek güzel hatıralara.

En başta dediğim gibi kelimeler beni anlatır, ben kelimeleri. Anlatırız da birbirimizi dertlere çare bulamayız. Derman olamayız birbirimize. Hayata bakmak bir beyaz kâğıda bakmak gibidir, her şey olabilir. Her şey anlatılabilir bir beyaz kâğıtla, kendimizden gizlediklerimiz dışında.

Uzun bir yoldan gelen

Tedariksiz katıksız bir yolcuyum

Yaralı yarasız sevdalardan geçtim

Koynumda bir beyaz kâğıt boşluk

Her şeyi anlattım

Olan olmayan acıtan sancıtan*

*Yılmaz Erdoğan-Yeni bir sayfada sana bakmak

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Nerden çıktın ya sen! Tags: