Home > Gün izlenimleri > Aforizma Taklitleri

Aforizma Taklitleri

“Her insan baÅŸkaları olmak ister, baÅŸkaları da o olsun ister.” der Ortega y Casset. “Bir baÅŸkasını, kendi olduÄŸumuzdan öte, öteki olmayı, ötekinin varlığıyla da kaynaÅŸmayı arzuladığımız oranda severiz ve gerçekten, ötekinin varlığını kendi varlığımızla duyarız.” EÄŸer böyleyse, durmadan birilerine ihtiyaç duyarız; daha doÄŸrusu illaki birine… sesimizi yankılayacak ve/veya bizi yankımıza ses verecek, taklit edebileceÄŸimiz ve/veya bizi taklit edebilecek birine. Ne var ki bu tutum, çocukluktan itibaren gayet iyi tanıdığımız, mütemadiyen içimizde taşıdığımız bir baÅŸka hakikate verdiÄŸimiz tepkidir aslında: yalnızlık! Yalnızdır insan özünde. Ve çoÄŸullunun aksine, taklit geçirmez bir  zırhla kaplıdır som yalnızlık!

….

Karınca adımlarını önemserdi Ortega y Gasset. Benzer bir yol izleyebiliriz belki de, aforizma taklitleriyle….

1. İnsan kendi kendisiyle baş başa kaldığı somut, sınırlı, sonlu anlarda değil, kendi kendisinden başkası olamadığını kavradığı o soyut, sınırsız, sonsuz zamanda ayırdına varabilir ancak yalnızlığın.

2. Yalnızlığa tahammül edebiliriz etmesine de, bir şartla;Yalnızlık, her yeri eşit şekilde kaplayan bir boşluk gibi dört bir yana akmayı durdurup, sadece(ya da en çok) bize özgü bir hale gibi etrafımızı kuşattığında.

3.Yalnızlığın, “ben”im yalnızlığım olabilmesi için, varlığından bahsebileceÄŸim bir benlik sahibi olmaya ihtiyaç duyarım ve bunun için de muhakkak bir “öteki”ne.

4.Bu yüzdendir ki, en kapalı inziva hallerinde en çilekeş münzeviler biler muhakkak bir şekilde ya peygamberlerin, ya ermişlerin, ya şeyhlerin, ya da bizzat Tanrının suretini görmeye çabalarlar.

5.Taklit hep bir “öteki”nin varlığını gerektirir ve alttan alta, onu, kendinden daha çok sevmeyi. Bu da temelde bir “ben” ve “sen” ayırımı gerektirir.

6.Tanrı, 99 sıfatıyla birlikte, “taklit edilemez”dir. Bu yüzden “ben” ve “sen” ayrımını toptan kaldırarak, “biz” diye hitap eder kutsal kitaplarında.

7.Lav gibidir özne BİZ. Tek ve mutlak bir kaynaktan fışkırdığı halde, sanki her yerden boy vermiş ve her yere aitmişcesine, pervasızca dört bir yana yayılan, yoluna çıkan herşeyi istisnasız, ayrımsız eteklerinin altına alan, kendi dışında bir varlık kalmayıncaya değin tüm bir yaşam alanını kaplayan, yakıcı, kavurucu, fetih tutkunu lav gibi. Tüm yaratma, yok etme, cezalandırma, mükafatlandırma eylemlerini anlatırken, BİZ diye hitap eder Tanrı.

8.Çocuklarıyla iliÅŸkilerinde birer tanrı olmaya çalışır anneler. “Biz” adına konuÅŸmayı severler. “Acıktık mı?” diye sorarlar mesela. “Bakmayın amcası böyle yaramazlık yaptığımıza, aslında biz çok usluyuzdur” derler ya da. Alınan karar, yapılan tercih tamamen onlara ait olduÄŸu halde, ortada iki ayrı benlik ve bellek(yani çocuk ve anne) deÄŸil de, som ve sonsuz bir bütünlük varmışcasına katarlar berikinin(çocuÄŸunun) varlığını kendi varlıklarının hudutlarına.

9.Annelerin çocuklarına karşı kullandığı BİZ’in formülü,(Biz=Ben+Sen) deÄŸil, (Biz=Ben+Ben olmayan her ÅŸey)’dir. Böyle bir BİZ’in dışında kalmak mümkün deÄŸildir.

10.Dışında kalınamayan şey taklit edilemez.

11.Anneler yerlerinin doldurulamazlığını, varlıklarının ulaşılamazlığını gösterebilmek için, taklit edilemez olduklarını hissettirir çocuklarına.

12.Uzun süre bu BİZ haline tahammül edemez modern insan. “Öteki”siz kalmayı taşıyamaz. Som yalnızlık, ruha olmasa da akla ziyandır.

13.Sadece som yalnızlık değil, o son yalnızlık da taklit geçirmez bir zırhla kaplıdır.

14.Bu saptama, intiharların, bilhassa, başkalarını taklit etmeye pek bir meyyal oldukların varsayılan gençlerin intiharlarının birbirlerininkini taklit ettiği iddiasıyla açıkça çelişir.

15.Hangi intihar söz konusu olursa olsun, yaşamdır taklit üzerine kurulu olan, ölümden ziyade.

Elif Åžafak,Med-Cezir

Elif Åžafak’a olan hayranlığımı beni yakından tanıyanlar bilir. Åžahsından çok hayranlığım yazdıklarınadır. Zaten onlar da ÅŸahsın aynasıdır benim fikir dünyamda. Yukarıdaki yazının ilk baÅŸta ufak bir bölümünü alıntı yapmayı planlama raÄŸmen, yazının bütünlüğünün bozulacağı korkusuyla çoÄŸu kısmını yazdım.(oldukça yorucu oldu ama…)

Daha yeni yalnızlık üzerine bir yazı yazmışken ben, yazmadan yaklaşık bir ay önce Med-Cezir kitabının sayfaları arasına yerleÅŸtirdiÄŸim bir kağıdı buldum. Üstünde ÅŸunlar yazılı: “Yalnızlık Analizi:Sen ve benler arasında “BİZ”in hakimiyetinde…”Aforizma Taklitleri baÅŸlıklı yazıyı taşıma sebebim oldu biraz da.

Yazıda adım adım beyin fırtınası yapılırken, özellikle ben de büyük hasar bırakan şu maddeleri tekrar okumanızı ve  birazcık o beyin hücrelerinizi yormanızı diliyorum:3,5,8,12

Kimi zaman kendimizi kaptırıp, zamanın akmasını seyrederken atlıyoruz sanırım bazı ÅŸeyleri… Hani 12.’de yazan ÅŸu cümle ne kadar da doÄŸru:”Som yalnızlık, ruha olmasa da akla ziyandır.” Sanırım ruhumuzu olmasa da aklımızı kaybedeceÄŸiz bu gidiÅŸle.(Biz haline dikkat!)

Sanırım kimse bu kadar uzun bir yazıyı okumaz… EÄŸer okuduysa da saolsun, varolsun, gözlerinden ışık eksik olmasın…Â

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Gün izlenimleri Tags:
  1. No comments yet.
  1. No trackbacks yet.