Home > Gün izlenimleri > Babil’in Kervan Taciri

Babil’in Kervan Taciri

Yaklaşık bir ay önce aldığım kitaplardan biri olan Babil’in Kervan Taciri, okunmamış kalmasın diye elime aldığım kitaplardan biri oldu dün gece! Açıkcası beklediÄŸim kadar sıkıcı bir kitap çıkmadı. Ama beni büyüleyip götüremedi de baÅŸka diyarlara.Yani ortalama bir kitapdı benim için. Bir akÅŸama sığan okuma süresince kendimi okulda hissetmeme sebep olan bir üslubu var kitabın. Yani didaktik bir yapısı var.

Yazar, verimlilik ve finansal baÅŸarı konulu, her bir konuyla ilgili eski Babil öykülerini kullanmış. Öykülerdeki mesajlar net ancak bazı mesajlar tekrarlanmış; bu da ÅŸahsen beni okurken sıktı. (EÄŸer benim gibi bir gecede okumazsanız sıkmayabilir!) Genel olarak kitap akıcı göründü gözüme. EÄŸer kiÅŸisel geliÅŸim kitaplarının rutinliÄŸinden sıkılmışsanız yeni bir alternatif gibi gözüküyor.Â

KiÅŸisel geliÅŸim kitaplarından pek haz etmiyorum. Sebebi de tümevarım yapmaları ve aslında pek de iÅŸe yaramamaları! Genellemelerle dolu oluyor çoÄŸunluÄŸu. Ve sanki birgünde hayatınız deÄŸiÅŸecek gibi bir tarzları var. Ben kiÅŸiliÄŸin böyle kitaplarla deÄŸil okunan romanlar, denemeler, makaleler.. gibi daha özel olan; vermek istediÄŸini tek kalıp deÄŸil de okuyanın sınırlarına göre veren eserlerle geliÅŸeceÄŸini düşünüyorum. İnsanlar 21. yy da herÅŸeyin hazırını almaya alışmışken sanırım fikirlerin de hazırını almak kolaya geliyor. Ama bana mantıklı gelmiyor böylesi!Â

Eğer okumak isterseniz kitabı bilgileri:

Babil’in Kervan Taciri, George S. Clason; GOA; 2005

Â

Resim-Kaynak: dharma.com.tr

Â

Â

  • FriendFeed
  • Facebook
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Delicious
  • Digg
  • Share/Bookmark
Categories: Gün izlenimleri Tags:
  1. kupa_kızı
    March 4th, 2006 at 18:51 | #1

    Doğru söylüyosun bende pek işe yarar bulmuyorum kişisel gelişim kitaplarını insanlara fabrikadan çıkmış muamelesi yapılıyo biraz. konumuzla alakasız ama çok üzgünüm dün 3. kez telefonumu kaybettim çünkü. bilgisayarla iletişim kurabildiklerim hariç herkesle kopmuş durumdayım. valla önce bilgisayarım şimdi telefonum ne oluyo yaa biri bi açıklama yapsın lütfen:)

  2. March 4th, 2006 at 19:58 | #2

    Valla geçmiş olsun.. 3.kez olması ne kadar ilginç olsa da insanın tüm iletişimini kaybetmesi çok kötü cidden. Hani telefonun kaybolmasından öte numaraların kaybolması daha kötü. Nasıl oldu diye sorsam saçma olur mu bilmiyorum..
    Batıl inançlara göre kurşun döktürme mevsimin(!) gelmiş senin ;) Neyse geçmiş olsun tekrardan!

  3. kupa_kızı
    March 4th, 2006 at 20:40 | #3

    Evet ya ben şimdi okadar numarayı nasıl toplıcam bilemiyorum kötü oldu.. nasıl oldğunu bende anlamadım en son otobüste telefonun saatine bakmıştım, farkettiğimde de beşiktaş iskelesindeydim tam vapura bineceğim sıra farkettim zaten. neyse cana gelen mala gelsin ne diyim olan oldu artık ama dedim ya 3. kez kaybediyorum. bundan öncekinde de kapkaça maruz kalmıştım tabi o da ayrı bi hikaye:) saol eksik olma.

  4. March 4th, 2006 at 20:49 | #4

    Evet cana geleceÄŸine mala gelsin haklısın… Tabii ters bakış acısıyla mal canın yongasıdır : )
    Numaraları toplarsın artık yeniden saÄŸdan soldan, dert etme… 3.sü son olsun bir daha gelmesin başına diyelim…
    Kapkaç olayı zor bir durum tabii… Özellikle bayanlar için büyük tehdit büyükÅŸehirlerde.. Sosyal dengesizliÄŸin oluÅŸturduÄŸu büyük yaralardan biri. Umarım gün ve gün azalır böyle olaylar

  5. kupa_kızı
    March 4th, 2006 at 21:21 | #5

    İnşallah azalır ama gitgide daha kötü oluyo sanki. sosyal dengesizlik ne kadar etkili bilemiyorum ama bu işi meslek edinmiş onlar artık, olay mecburiyeti aşmış yani. sanırım mesele artık insanların ahlaki değerleri erimeye yüz tuttu. herkes birbirine yüz çevirmiş durumda yardımlaşmak, merhamet duygusu çokmu eskilerde kaldı acaba.. tabi bütün insanları aynı kefeye koymak haksızlık olur. ama şurası bi gerçek ki hayatlarımızı mükemmelleştirmeye çalışırken içlerini boşaltıyoruz, çerçevesi som altından boş bi tablo gibi..!

  6. March 4th, 2006 at 21:34 | #6

    Yaptığın benzetme çok güzel… Evet hatta kimi zaman çercevenin içinin boÅŸ olduÄŸu göremiyoruz, altının göz kamaÅŸtırıcı ışığından dolayı… Ahlaki erozyon diye daha önce de bahsetmiÅŸtik sanırım. Bence herÅŸeyin baÅŸlangıcı eÄŸitimsizlik.. EÄŸitimsiz anne-baba kızlarını da eÄŸitemiyor, sosyal çevrenin bozukluÄŸu da etkisiz kalan anne-baba karşısında önem kazanıyor ve toplum hayatı için tehlikeli bireyler meydana çıkıyor.

    İnsanların merhamet duygusunun varlığından pek umutsuz deÄŸilim ama insanların güvenlerinin azaldığını düşünüyorum. Yani insanlar karşısındakinin rol yaptığını ya da acındırmak için öyle davranıp davranmadığından emin olamıyorlar. Ki bunun sebebi de geçmiÅŸten gelen tecrübeler…

  7. kupa_kızı
    March 5th, 2006 at 15:22 | #7

    Evet eğitim çok önemli. çocukken bu ahlaki temel inşa edilmediği için büyüyüp sosyal hayata karışan birey de tüm kötülükleri-bu sırf kapkaç diil insanların birbirine karşı olan tüm aldatmacalarını kapsıyor- büyük bir iç rahatlığıyla vicdanı sızlamadan yapıyor. bilmem daha önce bahsetmişmiydik hatırlayamadım ama konu böyle derin olunca insan bişeyler söylemeden edemiyo..

  8. March 5th, 2006 at 21:58 | #8

    Ben öyle hatırlıyorum ama emin deÄŸilim hafızam yanıltıyor olabilir… Vicdan olmadığı için sızlamıyor bence. Onlara normal geliyor böyle olaylar. Çünkü iyi-kötü ayrımı yerleÅŸmemiÅŸ zihinlerde.. Her insandan olan sınırlar çizilmemiÅŸ onların zihinlerinde… Zor bir durum hem toplum hem onlar açısından.

  1. No trackbacks yet.