Kuzenden Alıntıdır!!!
Kuzen‘in blogtan BJK ile ilgili…
Her harfinin altına imzamı basarım…Buyrun bakalım!!!
Bu Sevdadan Vazgecersek Allah Belamızı Versin
BJK İnönü Stadı’ndan daima bu vb. baÄŸlılık sözleri,tezahüratları yükseldi. Dolmabahçe,BeÅŸiktaÅŸ yeri geldi dünyanın dört bir yanında bu tezahüratlar gökleri inletti ve de Dünya durdukça inletmeye devam edecek. Ama bugünkü hale bakınca… Benim yüreÄŸim acıyor. Her ne kadar bazı insanlar sadece bir oyun olarak algılasa da (ki bazen onlara çok ÅŸiddetli bir biçimde imrenirim) futbol artık -en azından benim için- bir yaÅŸam biçimi. Günlük programımı düzenleyen en önemli elementlerden biri. Dolayısıyla bir BeÅŸiktaÅŸlı olarak ÅŸu günlerde bir yanım buruk,durgun,öfkeli…(Dikkat!Sadece bir yanım:)) Hala 2 sezon öncesinden miras kalan bir tramvanın içinde BeÅŸiktaÅŸ camiası. Samsun maçını çok ÅŸiddetli bir deprem olarak farzedersek, 1,5 yıldır artçı ÅŸokların devam ettiÄŸini söyleyebilirim. O maç bu takımın yönetimini,teknik-idari ekibini ve hatta biz taraftarları bile deÄŸiÅŸtirdi. Ama en büyük hasarı yönetimde yaptı. Serdar Bilgili’nin ardından Yıldırım Demirören’in baÅŸkan olmasıyla artçı ÅŸoklar dinmeden devam etti. Yıldırım Demirören ve yönetiminin beÅŸiktaÅŸ sevgisi hakkında yorum yapamam ama yöneticilik anlayışlarıyla ilgili olarak söylenebilecek tek ÅŸey var: Rezalet!!! Fenerbahçeli,Galatsaraylı herkesin saygı duyduÄŸu o maÄŸrur BeÅŸiktaÅŸlı duruÅŸunu 16 ayda yerle yeksan eylediler.Abur cubur yemek sevdalısı çocuklar gibi ortada buldukları her yerli futbolcunun üzerine atladılar. Tabii takımın bir teknik direktöre ihtiyacı olduÄŸunu sonradan hatırladılar. Del Bosque gibi iyi bir teknik adamla anlaÅŸtılar. Ancak adamın önüne serdikleri kadrodan bir iÅŸ olamayacağı o kadar barizdi ki. Aldıkları iÅŸe yarar adamlar belliydi: İbrahim Toraman,John Carew… Bir de sezon ortasında Rıza Çalımbay(yaptıkları apayrı bir yazı konusudur) tarafından transfer edilen Koray Avcı. Ardından tüm ilk yarı boyunca arkasında durdukları Del Bosque’nin biletini bir maÄŸlubiyette kestiler ve sonrasında Rıza Çalımbay.Rıza Çalımbay takımın başına geldiÄŸinde kafamda onu teknik direktörlüğüyle ilgili soru iÅŸaretleri vardı ama onun BeÅŸiktaÅŸlılığından şüphem yoktu. Zaten çoÄŸu BeÅŸiktaÅŸlı da benzer düşünceleri paylaşıyordu. Ligde ve kupada havlu atan ekibin başına geçen Çalımbay, rahat bir psikoloji içinde takımı yönetti ve baÅŸarılı bir grafik çizdi. Rahat olmayan tek maçta 17 nisan’da Fenerbahçe’yi kalecisiz yendiÄŸimiz maç idi. Burada da ÅŸansın yanımızda olması, yıldız oyuncuların kiÅŸisel becerilerini ortaya koyması ve Rüştü’nün kötü performansı bize unutulmaz bir zafer yaÅŸattı. Bu maçın ardından yeni sezonun planları yapılmaya baÅŸlandı. Transferler yapıldı, bazı oyuncular gönderildi. Gelenlere bakınca Ailton ve Kleberson dışında hiçbiri BeÅŸiktaÅŸ formasını rahatlıkla taşıyabilecek kalibrede futbolcular deÄŸildi. Fakat yinede vardır Atom Karınca’nın bir bildiÄŸi dedik. Umutlarımızın boÅŸa çıkacağının ilk iÅŸareti Kayseri deplasmanında geldi. Takımla aynı otelde kalırken ÅŸunu farkettim ki, futbolcuların büyük bir kısmında inancın i’si yok. ”İlk maçlar zor olur” vb. mazeretleri öne sürmeye daha maçtan önce baÅŸladılar. Zaten daha sonra her puan kaybının ardından Rıza Hoca’nın mazeretlerin ardına sığınması bizi mazeretlerin BeÅŸiktaşımızın son modası olduÄŸunainandırdı. Sonraki lig maçlarında 2 galibiyet alındı ama saha içinde yaÅŸanan olaylar, Vaduz maçlarında oynanan futbol kaygılarımızı arttırmaya devam etti. Her ÅŸeye raÄŸmen Diyarbakır maçında alınan beraberliÄŸi bir yol kazası olarak gördük. Milli takımın Danimarka ve Ukrayna maçlarından sonra ligde oynadığımız Ç.Rizespor maçı bu sezonun ilk sinir krizini yaÅŸamama neden oldu. Çalımbay’ın takıma oynattığı korkak oyun, yaptığı kötü deÄŸiÅŸklikler bu sezonki ilk maÄŸlubiyeti getirdi. Ardından Malmö maçı,yine korkak oyun,yine yenilgi ki Malmö’nün ne boÅŸ beleÅŸ bir takım olduÄŸunu rövanÅŸ maçında gördük. Fenerbahçe maçında yine yanlış oyuncu seçimleri maça damgasını vurdu. Youla ile arasında nasıl bir baÄŸ var bilmiyorum ama sırf onu oynatabilmek için ondan hemkat be kat yetenekli olan hem de daha genç olan İbrahim Akın gibi bir yeteneÄŸi kenarda oturttu ve de sadece ben deÄŸil Fenerbahçeli bir çok insan İbrahim Akın ilk 11′de baÅŸlasaydı maçın çok farklı olacağını belirtti. Ankaraspor maçı hakkında pek birÅŸey söyleyemiyorum çünkü maçı yolda olmam sebebiyle radyodan takip edebildim lakin yine de sinir krizlerine girmeyi baÅŸardım. Malmö ile oynanan rövanÅŸ maçı ise bir açıdan takım ve Çalımbay için namus maçıydı. Bu maçtan alınlarının akıyla çıktılar ve Rıza Hoca doÄŸru hareket ederek istifa etti ama bu sefer de rezalet yönetim-ki bu takımın önünde en büyük engeldir- onu durdurdu. Bu durum onun da iÅŸine geldi ve yola devam etti. Samsunspor maçı ite kaka kazanıldı ama kazan kaynamaya devam etti.Ve son Kayserispor maçı. Gol pozisyonuna giremeyen bir takım,kiÅŸiliksiz bir futbol ve çok ama çok kötü bir teknik yönetim. Takımın dizilÅŸinden bahsedemiyoruz çünkü ortada rasyonel bir diziliÅŸ yok. Yapılan oyuncu deÄŸiÅŸiklikleri ise skandalın daniskası! Kayserispor’ a karşı bile beraberliÄŸi korumaya çalıştı Çalımbay ki bunu bile baÅŸaramıyordu. Kayseri daha ÅŸanslı olsa sahadan bir hezimet ile ayrılabilirdik. Herhalde hayatımda bu kadar sinirlendiÄŸim baÅŸka bir maç olmamıştır. Maçın son anlarında yüzüm üzerimdeki kırmızı sweatshirt gibi kıpkırmızıydı. Ardından dün gece boyunca istifa haberini bekledim ve haber bugün akÅŸamüstü geldi. Kanımca en hayırlısı oldu. Rıza Hoca iyi bir insan,iyi bir BeÅŸiktaÅŸlı olabilir ama iyi bir teknik adam deÄŸil.Bu vasıflar teknik direktör olmaya yetseydi bu takıma benden iyisi bulunmazdı.
Ayrıca bir haber verelim: Gordon Milne A takımını başıan geçmeyecek. Genel anlamda futbol ÅŸubesinden sorumlu olacak.Görevinin tanımını yapmak gerekirse Kıvanç Oktay-Erdil Arpacı-Tayfur Havutçu üçlüsünün yetkileri onda toplanacak.Bir ihtimal takımı Bolton maçında yönetebilir. Ama ondan sonrası belirsiz…Benim teknik direktör adayım ise Paul Le Guen.Göze hoÅŸ gelen bir futbol seyretmek isteyen,baÅŸarıya susamış çoÄŸu BeÅŸiktaÅŸ taraftarının gönlünden geçen isim. Åžu ana kadar futbolda hiç bir ÅŸekilde baÅŸarılı performans sergileyemeyen yönetiminde son ÅŸansı belki.
Son olarak, bu takım nerede, ne durumda olursa olsun, gerekirse başında George W. Bush olsun ben bu sevdadan vazgeçmem. Yönetimler,antrenörler,futbolcular gider. Biz ise ölene kadar buradayız.
SİYAH BEYAZ ÖLÜM YASAM
bu maçı alsın biletini ertelettirsin.
rıza nın durumu bu.