Toplu Taşıma ne kadar rasyonel?
Emre Aköz’ün dünkü ve bugünkü yazıların konusu İstanbul’da insanlara söylenen;”Otomobilinizi bırakın; iÅŸe toplu taşıma araçlarıyla gidin… “çaÄŸrısının gerçekçiliÄŸi.
Aköz’e göre “İstanbul’da toplu taşım araçlarının düzenlenmesi, hem ulaşım ÅŸartları, hem de güzergahları itibariyle; işçilere, öğrencilere, dar gelirlilere uygun biçimde organize edilmiÅŸ durumda. ÇaÄŸdaÅŸ orta sınıfı bunlara bindiremezsiniz. “Bir bakıma doÄŸru olabilir…Ama bazı bölgelere eÄŸer minibüs ve otobüsler girmeye baÅŸlarsa o bölgelerin trafiÄŸi daha da beter duruma gelecektir.
Aköz’ün demek istediÄŸi sadece “Toplu taşıma araçlarını kullanın” demekle problemin çözülmeyeceÄŸi…Ve bugünkü yazısında dediÄŸine göre de;dünkü yazısındaki itirazına en çok “beyaz yakalı kadınlar” diye bahsettiÄŸi kadınlar katılmış.
“Otomobilinizi evde bırakın, toplu taşıma araçları kullanın” önerisinin bugünkü ÅŸartlarda gerçekçi olmadığını belirtmiÅŸtim ya… İtirazıma en çok kadınlar katıldı. Bu da bir tesadüf deÄŸil elbette. Çünkü otobüslerin, minibüslerin halinden en çok ÅŸirketlerde çalışan beyaz yakalı kadınlar yakınıyor. Haksız deÄŸiller: Hangi kadın sabahın köründe, bezdirici trafikte, dur-kalk otomobil kullanmak ister? Hiçbiri. Ancak buna mecburlar! Çünkü ÅŸirket yaÅŸamının gereklerine uygun giyinmiÅŸ bir kadının balık istifi otobüslerde, minibüslerde tacize uÄŸrayarak yolculuk etmesi mümkün deÄŸil. Mecburen en kısa zamanda bir otomobil edinip, trafik cefasını çekmek zorunda kalıyorlar.
Dünkü yazısına tamamıyla katılmıyorum ama bugünkü yazısında bahsettiÄŸi asansörlü otopark sistemi fikrine kesinlikle katılıyorum.Çünkü böyle sistemler hem yer açısından tasarruf saÄŸlıyor, hem de günümüzdeki sokak otoparklarından oldukça güvenli…İstanbul’da her geçen gün artan araç sayısına raÄŸmen inÅŸa edilen otopark sayısını merak ediyorum açıkcası.
İkinci önemli nokta da otoparklar… Bugün İstanbul’daki en çirkin yapılar, herhalde otoparklar. Mesela Pera Palas Oteli’nin yanındaki katlı otoparka aracını bırakmaya çekinen birçok kadın tanıyorum. Çünkü pis, karanlık, korkutucu.
Bu eski tip binalarda, park yerine aracınızla gidiyorsunuz. Bazen dön baba dönelim yer arıyorsunuz. Bu otoparklar, 10 birimlik alana, faraza, 4 araç alabiliyor. Halbuki dün sözünü ettiğim asansörlü otoparklarda mekân çok daha verimli bir biçimde kullanılıyor, yine faraza aynı alana 8 araç konulabiliyor. Siz aracınızı girişte bırakıyorsunuz. Otomatik bir asansör sistemi aracınızı kaldırıp boş yere götürüyor.
Söz konusu modern otoparkların içi çelik konstrüksiyon. Dışı camla kaplı. Yani betona, iç yollara gerek olmuyor.
Belediye yer tahsis edip, yap-işlet-devret modeliyle bu tip çok sayıda otopark yaptırabilir. Bunların inşası kolay, hızlı, ucuz. Klasik otoparklara göre hem daha az yer kaplıyor, hem de daha şık.
Trafik polisleri haklı olarak yol kenarına park etmiş araçlara ceza yazıyor, hatta çekip götürüyor. İyi ama biz de haklıyız: Sen önce bana park yeri göster, eğer aracımı oraya koymazsam ceza yaz!
Bugün harekete geçilse, 2 yıl içinde kent söz konusu modern otoparklarla donatılır.
Evet biraz uzun oldu ama idare edin…Konu gayet ciddi ve uyus olduÄŸum bir konu olduÄŸu için abartmış olabilirim bilmiorum…;)
Son olarak Emre Aköz’ün yazısına aÅŸağıdaki linklerden ulaÅŸabilirsiniz…