Baba ve Piç – İzlenim Yazısı

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 11 years 11 months 11 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Öncelikle bu izlenim yazısı subjektif olacaktır uyarırım. İzlenim dediğimiz kavramın öznelliği bir yana, esas öznellik Elif Şafak’ın yazılarının hayranı olmamdan kaynaklanıyor! Üslübunun hoşluğu bir yana, seçtiği konuların güzelliği diğer yana; benim açımdan en güzel olanı romanlarında belirgin sonların olmaması ve karakterlerini hayattan ödünç almış alması… Lafı fazla uzatmadan nacizane izlenimlerimi aktarayım sizlere.

Romanı elime almadan önce, kafamda soru işaretleri yok değildi.Konu olarak seçtiği başlık değil de, kadınların çercevesinden işlemesi korkutmuştu beni nedense. Belki de her dem rasyonel olmayışlarından(ki bu izlenim tecrübelere dayanmaktadır.) yakındığım karşı cinsin hakim olduğu romanın da bir nebze olsun rasyonellikten kopacağını düşündüm. Lakin ilk kelamları düşmeye başlayınca zihne, silindi bu tereddütler silsile şeklinde!

Bir varmış, bir yokmuş

Tanrı’nın mahlukları tahıl kadar çokmuş

Fazla konuşmak günahmış…

Bir Türk masalına mukaddime

… ve bir Ermeni masalına

Roman; erkekleri apansız ve açıklamasız ölüveren, Türk Kazancı ailesiyle, zamanın evvelinde rüzgarla beraber sürüklenen Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyanların 90 yıla yayılan öyküsünü öyle dipten dibe öyle iç içe işliyor ki bırakmak istemedim kitabı elimden.

Romandaki karakterlerden, asabi ve kimi zaman isyankar Zeliha ve aynadaki aksi gibi olan kızı Asya; temelini oluşturuyor romanın. Ne kadar temel olsalar da sadece onların etrafında dönmüyor romanın kurgusu. Armanuş(nam-ı diğer Amy) ise romanın araştırıcı, sorgulayıcı ve birleştirici öğesi bence. Temel olmasa da romanı destekleyen ana kolonlardan biri. Kazancı ailesi ile Çakmakçıyan ailesinin öyküsü, Amerikadaki vefasız Kazancı erkeği Mustafa ile Çakmakçıyan ailesinin eski gelini(Barsam Çakmakçıyan’ın eski eşi) Rose’un evlenmesi ile kesişmiş gibi gözükse de ortak bir tarihe sahipler esasında hiç beklenmedik şekilde. Aslında ufak bir model bu, günümüz Türk-Ermeni ilişkisine.Geçmişte beraber yaşayanlar bir yana, apayrı bir grup daha var: İstanbul Ermenileri. Elif Şafak’ın deyimiyle arafta olanlar. Boğazın havası ciğerlerine temas eden, o havayı teneffüs edip de belki ilk aşklarını İstanbul’da yaşayanlar. Ne İstanbul’dan kopabilirler, ne de geçmişlerinden. Esasında en güzeli o belki de. Arafta olmak. Ne geçmişi unutmak,sahipsiz bırakmak; ne de körü körüne bağlanıp geçmişe yıkılmaz setler çekmek geleceğin önüne! Orta karar olması en güzeli!

Bir sağa savruldum, bir sola romanı okurken. Tahmin etmeye çalıştım bir sonraki adımı lakin çoğu zaman tutmadı tahminlerim. Klasikleşen roman işleyişinden uzak, akla yatkın bir yapı hissettim romanı okurken!

Ne kadar tercüme olsa da, Araf’tan farklı olarak buram buram Elif Şafak kokuyordu cümle yapıları ve kelimeler. Bit Palas’taki havayı tekrar soluma imkanı buldum. Mutluyum bu sebeple. Elif Şafak hangi dilde yazmış olursa olsun, önemli olan çevirmenin Elif Şafak üslübunu yansıtmış olmasıydı! Zaten kitabın başında yazan, ” Orjinali İngilizce olan Baba ve Piç,Aslı Biçen tarafından Türkçeleştirilmiş, metne son hali yazar ve çevirmenin ortak çalışmasıyla verilmiştir.” açıklaması da beni haklı çıkarıyor sanırım.

Eğer toparlamam gerekirse; Elif Şafak’ın yazılarının hoşluğunu bilenlerin zaten kitabı okuyacağını varsayarsam, o hoş yazılarla tanışmamış olanlara okumalarını tavsiye edeceğim bu hoş eseri.

Share

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

6 thoughts on “Baba ve Piç – İzlenim Yazısı”