Gerçekle Hayal Arasında

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 11 years 11 months 5 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Eskilerden bir yazı… Sandığa sakladıklarımdan. Arada bir havalandırmak lazım kelimeleri… Etkisi değeri eksilmesin diye… Buyrun bakalım….

Gözlerim kapalı…Gerçek ile hayal arasındaki ince çizgide yaşanmakta tüm yaşananlar..Tüm acılar gerçeğe,sahipsiz çığlıklar sükuta bürünmüş.Yasadığımız karanlık,izbe han duvarlarında yankılanan ağlamaklı sözler…Aşka ve ihanete dair….

Yatağında sığmayan ırmak misali zorlamak sınırlarını;yaşam denilen ihanet ve hasret çerçevesindeki aydınlığın.Kelimelerle sınırlasam korkumu, Seni Seviyorum derdim herhalde…Sebepsiz fırtınalarla alabora olmak sevda denizinde..

Birkaç sözcükle kapatabilsem geçmişimi..Hazan yağmurlarıyla ıslanan gecelerde yazılan aşk geceleri gibi…Hüzün ve sitem dolu..Yazın alevlenen duygular sonbaharda söner mi acaba ?
Titrek ve bilinçsiz bir ses tonuyla okumaya çalışsam karaladığım cümleleri…Yok.Olmaz.Asla!…Ne takatim var okumak için;ne de yüreğim..

Çiçeklerin dilinden anlar mısınız?Beyaz karanfilin masumiyetini,kırmızı gülün bitmez tükenmez aşkını,yaseminin çekiciliğini bilir misiniz?Çiçeklere özendiniz mi hiç?Aşkınızdan kor gibi yanıp allara büründünüz mü hiç?Yasemin gibi dalga dalga büyülediniz mi meltemlerle?

Peki ya toprak?Hiç toprak gibi oldunuz mu?Ne varsa elinizde verdiniz mi dostunuza?Açtınız mı sevgilinize tüm kapılarını kalbinizin?Toprağın arsız otlara kucak açtığı gibi yüzsüz dostlara kucak açtınız mı hiç?

Rüzgar kavuruyor bedenimi.Ya kalbim..Kalbimi kim dövüyor kızgın ateşte?Kim alevlendirdi kimsesiz duygularımı?Geriye dönüp baksam…Hayır.Cılız sözcüklerle yazamam hatıralarımı .

Garip bir akşam üstü rehaveti var üzerimde…Yıldızları davet etsem soframa gelirler mi bu vakitte?En iyisi geceyi beklemek,şu eşsiz resital için..

Deniz kıyısında oturup tüm bildiğim şiirleri okuyacağım aşka dair.Niye mi?Sebepsizlikler ikliminde yaşadığımı bile bile ne saçma soru bu?Umutlarımda yok değil hani…Kaybolma ihtimali sevda denizinde..Ya da sözcüklerle birlikte arşa yükselip yıldızları valse kaldırmak ayın kıskançça bakışlarını üzerimde..

Birkaç satır karalamak daha sonra..Kendim için…Yıllardır yapmadığım gibi..Belli mi olur belki güler talihim..Sözcüklerim kanatlanır da yad ederler beni..Ardımdan söylenecek yalnızlık kelamlarıyla…

Sessiz kalmanın kutsallığını kullanmak istiyorum bunca yılın ardından.Uçsuz bucaksız denizlere yelken açmanın manasızlığında kaybolurken..

Gözlerimi açarken gerçeğe hayali kaybetmenin acısıyla ağladım..Hüznün kutsallığını aşkınki ile birleştirmişken…Olmadı işte..Belki bir dahaki sefere..

Share

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

12 thoughts on “Gerçekle Hayal Arasında”