Hatıra gelenler

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 12 years 17 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Yıllardır kelimeler beni anlatır, ben kelimeleri. Dert zamanında düşünceler akın ettiğinde şu zihnime, kelimeler balıkçı barınağım olur fırtınalı denizlerde. Kimdir, nedir sorularının arasında göz kırpan deniz feneridir belki de… Çözüme değil de sorundan uzağa çeker beni. Aslolan kalbin ferahlığı olunca, yola koyulurum kelimelerin yolunda.

Hatıraların hatıra ne zaman, nasıl geleceği belli olmaz sanırım… Hatıralardan kaçışın çok mümkün olmamasının sebebi de budur zannımca. Hayatın dolambaçlı yollarının çıkışını bulmaya çalışırken bendeniz, ağır ağır kendimi eritiyorum sokaklarında kimsesiz iklimlerin. Sebebini bilmediğim ve belki de hiç öğrenemeyeceğim olayların sonucunda ortaya çıkan; manasız gelen, aslında manasını yitirmiş görünen sorular, günün birinde zihnin “cevapsızlar? köşesindeki yerinden; “cevaplananlar? kısmına göç edecektir elbette.

Kimi geceler kâbusun bir parçası olur hatıralar… Kimi zaman da özlemin bir parçası. Eğer biraz daha yüksekten, daha geniş bir bakış açısından bakılırsa; görülecektir ki hatıralar aslen kendisidir hayatın. Duyguların hafızada yer bulabilmesi hatıralar bağlıdır. İnsanın insan yapan da zaten geçmişteki duygulardan yani hatıralardan benzeri hatırlayıp; doğru olanı seçmeyi denemesidir.

En keskin hatıralar kötü olanlardır. Hayatın silkeli tokatlarından birini yemişseniz eğer fiziki yara kapansa bile hatıralar arasındaki yeri silinmez; hatta gün geçtikçe daha da bilenir, keskinleşir.

Heybedeki en güzel anılar kimi zaman diğer hatıralardan daha kısa ömürlüdür, kimi zaman da derinlerine gömülür zihnin. Gelenin gidenin olmadığı göç yollarına kervansaray kurmak gibidir hafızada yer vermek güzel hatıralara.

En başta dediğim gibi kelimeler beni anlatır, ben kelimeleri. Anlatırız da birbirimizi dertlere çare bulamayız. Derman olamayız birbirimize. Hayata bakmak bir beyaz kâğıda bakmak gibidir, her şey olabilir. Her şey anlatılabilir bir beyaz kâğıtla, kendimizden gizlediklerimiz dışında.

Uzun bir yoldan gelen

Tedariksiz katıksız bir yolcuyum

Yaralı yarasız sevdalardan geçtim

Koynumda bir beyaz kâğıt boşluk

Her şeyi anlattım

Olan olmayan acıtan sancıtan*

*Yılmaz Erdoğan-Yeni bir sayfada sana bakmak

Share

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

6 thoughts on “Hatıra gelenler”