Ya hep ya hiç!

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 11 years 11 months 12 days ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Bilmediğim,anlamadığım belki de düşünemediğim zayıf anlarımdır duygusallığım. Yeterli olgunluğa ulaşamamış olmanın verdiği yabancılık mantığıma..Çoğu oyunda birbirine ters düşen rolleri duyguların ve mantığın….

Sonbaharı yaşayan,nehir kıyısını yurt edinen çınarların suya düşen sararmış yaprakları gibi aldırış etmemek ayazlarına gecenin.Belki de gecenin karanlığında bir köşeye sinmiş olabilmenin sebepsiz güveniyle.. .Üşüyorum… Ne bahar belirtisi var gözlerimde,ne de kış. Hep aralara takılıp kalmanın verdiği huzursuzluk,biraz da tereddütlü anlarıma özgü olan titreklik var gözlerimde…

Yarınlardan uzak kalmanın çekiciliğine kapılmış adeta mantığım. Herşeyin olduğu gibi ortada veya yarıda kalma riskine aldırış etmeden! Büyüleyici “çözüm?lere kolayca kanan mantığım belki de en büyük kozunu paylaşıyor duygularla…

Bütünü kaybetmeden duyguları sorgulamalıyım mantığı kaybetmeden hayallere dalmalıyım belki de… Yarım kalan,söylenmemiş;daha doğrusu söylenememiş tüm sözcükleri bir anda,hiç duraksamadan haykırmalıyım!Yaşadığım,mahkum olduğum hanın duvarlarında yankılanmalı sesim.Yeterince uzak kalmalıyım korkularımdan.Her defasında olduğundan farklı olarak;bu kez yaralananan olmamalıyım.En azından hayallerimde!…

Ciddi amaçlar peşinde koşmak… Ya da öylesine ciddi olmak… Hiçbir belirti göstermeden yaşama dair ! Açılmayan ya da yüzüme kapatılan kapıları uslanmazcasına denemek teker teker.. Hatta bitmek bilmez bir “aşk?la mektuplar yazmak yaşama;?Her anını seviyorum senin…? diye itiraflarda bulunmak… Kimsenin haberdar olmadığı küçük sandığımdan sakladığım ne varsa çıkarıp yatağın üstüne sermek… Aslında planlanmamış bir hüzünlenme terapisi hepsi!

En son…Mutluluk yeminleri ediyorum sonsuzluğa… Kendimi kandırma pahasına da (bütünü parçalama mantıktan kaçmak da ) olsa,hiç bozmayacağıma eminim bu defa…Son notalarını bir yerlerde duymuş ya da son kez çalınmış da olsa benim için;bir kez daha dinleyebilme olasılığını seviyorum ölümüne.. Keyifsiz cümlelerimi, cama çarpan yağmur damlalarının ritmiyle bir bir ateşe atıyorum sanki keyiflenecekmişçesine… Geçmişten gelen bir alışkanlık bu belki de:
“Ya hep,ya hiç!…?.

Not: Bugünlerde fazla yazı yazıyorum, sanırım biraz kendimi kontrol etmem lazım… Yoksa iyice dalacağım derinlere…

Share

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

4 thoughts on “Ya hep ya hiç!”