Yalnızlık

closeBu blog girdisi uzun uzun zaman önce yazıldığından dolayı, okunduğu tarihte geçerliliğini yitirmiş olabilir. Herhangi bir durumda, öncelikle içerdiği bilgilerin güncelliğini kontrol etmeniz önemle rica olunur.

This post was published 11 years 11 months ago which may make its actuality or expire date not be valid anymore. This site is not responsible for any misunderstanding.

Kelimelerin zihinden kağıda en zor yol aldığı zamanlardır yalnızlık demleri… Umutların enkazların altında kaldığı zamanlardan emanet kalan korkular sarar bedeni bu demlerde! Boşlukta frekansı bozulmuş sarkaç misali gel-git anlarıdır bu zamanlar!

Hiç hissetmediğim kadar yoğun hissettiğimde yalnızlığımı, kalemin iktidarı ele geçirmesine izin vermenin kutsallığa inanmam gerek belki de! Hatıraların sadece hatırda kalmadığını; gönüle nakış nakış işlendiğini bilen ben; belki artık değişim zamanın geldiğine inanıyorum. Ne kadar sahici gelmese de masumiyeti yeni demlerin, belki de tebdil-i zamanda ferahlık vardır diyorum kendime, yine sahici gelmeyecek biçimde..

İstememe; gördüklerimi anlamama ve aslen duymama esaslı bir eyleme dönüşüyor yalnızlık. Hakim olamıyorum belki de su yüzene çıkmasına görmek istemediklerimin. Sade bir yalnızlık değil ama bu! Klasikleşen “kalabalığın içindeki yalnızlık” olgusunun bir üst seviyesi sanırsam. Soyutlanmaya ihtiyaç duyuyorum nedense. Neden,niçin ve nasıl soruları manasız gelmeye başlıyor. Biraz kaybolup ortadan izlemek istiyorum çevremdekileri neler olacak acaba diye… Hafiften depresyona yol alıyor yalnızlık!

Kötü bir yalancı olduğumu hissediyorum böyle anlarımda. Kendime attığım yalanların aslında gerçek; gerçeklerin de yalan olduğunu böyle anlıyorum belki de! Derdim; derdime derman aramak değil de; zihnimi uyuşturup kaybetmek neler olduğunu bilmediğim dertlerimin izlerini!

“Ne oldu birşey mi var?” sorularına, nazik olmak uğruna ne kadar “Yok, teşekkür ederim” diye karşılıklar versem de; “evet var aslında sorun hiçbirşeyin olmaması..” diye yanıt vermekten korkmuyorum… Ama gelecek yeni sorulardan ve uygulanması başa yeni dertler açacak tavsiyelerden korkuyorum hepsinden çok!

Yalnızlığın etkisiyle anlamam gerekenleri daha berrak olarak anlayabiliyorum sanırım:

“Bir avuç toprak için yor kendini

Dünyada ölümden başkası yalan…”*

*Mete Özgencil, Yalan(Candan Erçetin şarkısıdır.)

Dikkat! : Bir rahatlama terapisi sonucunda ortaya çıkan iç dökümüdür yukarıdakiler. Yazı hiç düzenlemeden yazılmıştır. Tam manasıyla bir depreşim yazısıdır. Ruh sağlığında ciddi yaralara sebebiyet verebilir.

Share

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

6 thoughts on “Yalnızlık”